ANAYASA MAHKEMESİ'ne BİREYSEL BAŞVURU YAPARKEN - Avukat BAHADIR TABEL
- 2 Nis 2025
- 22 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 18 Haz 2025
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, temel hak ihlallerine karşı etkili bir başvuru yoludur. Bu başvuru yolu, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğiyle getirilmiş ve 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Ancak, usul ve süre şartlarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu rehberin, başvuru sürecinde başvuruculara, yardımcı olması amaçlanmaktadır.
Avukat BAHADIR TABEL
SIKÇA YAPILAN HATA:
Bilinmesi gerekir ki; ANAYASA MAHKEMESİ (AYM), MAHKEME KARARLARININ TEMYİZ MERCİİ DEĞİLDİR VE MAHKEMELERİN DELİL DEĞERLENDİRMESİ VEYA HUKUKİ YORUMLARINI YENİDEN İNCELEYEN BİR ÜST MAHKEME GİBİ ÇALIŞMAZ.
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları yalnızca, KAMU GÜCÜ tarafından gerçekleştirilen hak ihlalleri için incelemektedir. Bu nedenle, özel kişiler arasındaki anlaşmazlıklar veya sıradan idari işlemler AYM’ye taşınamaz.
ANAYASA MAHKEMESİ NE YAPAR ?
AYM, yalnızca temel hak ve özgürlüklerin Anayasa’ya aykırı şekilde ihlal edilip edilmediğini DENETLER.
Hak ihlali tespit ederse, ihlalin nasıl giderileceğine ilişkin olarak, AŞAĞIDA BELİRTİLEN KARARLARI verebilir. (Başvuru dilekçenizde, aşağıda belirtilen kararlardan hangisinin verilmesini istediğinizi belirtiniz.)
İhlalin Ve Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması
AYM, ihlalin nasıl giderileceğini belirleyerek ilgili mahkemeden veya idari makamdan gerekli işlemleri yapmasını isteyebilir.
Eğer ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa, ilgili kararın yeniden incelenmesine hükmedebilir.
Yeniden Yargılama Kararı
AYM, ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığını belirlerse, yeniden yargılama yapılması için dosyayı ilgili mahkemeye gönderir.
Yeniden yargılama mümkün değilse, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak başka tedbirlerin alınmasına hükmedebilir.
Tazminata Hükmetme (Talebinizin dilekçede bulunması gerekir)
AYM, ihlale uğrayan kişiye maddi ve/veya manevi tazminat ödenmesine karar verebilir.
Eğer tazminat talep edilmemişse, AYM resen tazminata hükmetmez ancak başvurucu, tazminat davası açabilir.
İdari ve Yasal Düzenlemelere İşaret Etme
AYM, hak ihlalinin kaynağının yasa veya idari bir düzenleme olduğunu tespit ederse, ilgili kurumlara bu düzenlemelerin değiştirilmesi yönünde işaretlerde bulunabilir.
Ancak AYM, yasaları doğrudan iptal edemez; bu yetki norm denetimi kapsamında mümkündür.
Bu kararların uygulanması, Anayasa Mahkemesinin ilgili kurumlara ve mahkemelere göndereceği bildirimler doğrultusunda gerçekleşir.
ANAYASA MAHKEMESİ NE YAPMAZ ?
Yargıtay veya Danıştay gibi bir temyiz mercii değildir.
Delil değerlendirmesi yapmaz, hukuki yorumları değiştirmez.
"Mahkeme yanlış karar verdi" diye yapılan başvurular genellikle kabul edilmez, çünkü AYM yanlış kararları değil, temel hak ihlallerini inceler.
MAHKEME KARARI OLMADAN ANAYASA MAHKEMESİ’NE BİREYSEL BAŞVURU YAPILABİLİR Mİ?
ANAYASA MAHKEMESİNE DOĞRUDAN BAŞVURU YAPILABİLECEK DURUMLAR (İSTİSNAİ)
Aşağıdaki durumlarda mahkeme kararı olmadan AYM’ye başvuru yapılabilir:
Seçimlerin Genel Yönetimi Ve Denetimi İle İlgili İtirazlar: Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararlarına karşı doğrudan AYM’ye bireysel başvuru yapılamaz, ancak seçimle ilgili bazı düzenleyici işlemler AYM’ye taşınabilir.
Milletvekili Dokunulmazlığı Ve Üyelik Düşürme: TBMM’nin milletvekilliği düşürme kararlarına karşı doğrudan AYM’ye iptal başvurusu yapılabilir.
KHK Ve OHAL İşlemleri: Olağanüstü hâl (OHAL) döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ve bazı idari işlemler doğrudan AYM’ye taşınabilir.
HANGİ DURUMDA MAHKEME KARARLARI AYM’YE GÖTÜRÜLEBİLİR?
Bir mahkeme kararı, ANAYASA da güvence altına alınan TEMEL HAKLARI açıkça ihlal ediyorsa, bireysel başvuru yoluyla AYM’ye taşınabilir. Örneğin;
Adil Yargılanma Hakkı (AY 36) İhlali → Mahkemelerin savunma hakkını kısıtlaması, usule aykırı yargılama yapması
Mülkiyet Hakkı İhlali (AY 35) → Hukuka aykırı kamulaştırma veya mal varlığına el konulması
İfade Özgürlüğü İhlali (AY 26) → Hukuka aykırı sansür veya ceza
Eğer mahkeme kararı temel hakları ihlal etmiyorsa ama sadece hukuki hata içeriyorsa, temyiz veya itiraz yolları kullanılmalıdır, AYM’ye bireysel başvuru yapılamaz.
Özetle: AYM, yanlış kararları değil, Anayasa’ya aykırı hak ihlallerini denetler. Başvurunun kabul edilebilmesi için TEMEL HAK İHLALİ GEREKÇESİYLE BAŞVURULMASI ŞARTTIR.
İHLAL EDİLEBİLECEK HAKLAR VE HUKUKİ DAYANAKLARI
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru kapsamında değerlendirilen haklar Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) dayanır. AYM, özellikle şu hak ihlallerini inceler:
HAK KATEGORİSİ | ANAYASAL DAYANAĞI | AİHS DAYANAĞI |
Yaşam Hakkı | Anayasa Md. 17 | Aihs Md. 2 |
İşkence Ve Kötü Muamele Yasağı | Anayasa Md. 17 | Aihs Md. 3 |
Kişi Hürriyeti Ve Güvenliği | Anayasa Md. 19 | Aihs Md. 5 |
Adil Yargılanma Hakkı | Anayasa Md. 36 | Aihs Md. 6 |
Özel Hayatın Ve Aile Hayatının Korunması | Anayasa Md. 20 | Aihs Md. 8 |
İfade Ve Basın Özgürlüğü | Anayasa Md. 26-28 | Aihs Md. 10 |
Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı | Anayasa Md. 34 | Aihs Md. 11 |
Mülkiyet Hakkı | Anayasa Md. 35 | Aihs Ek 1 No.Lu Protokol Md. 1 |
Düşünce, Din Ve Vicdan Özgürlüğü Hakkı | Anayasa Md.24-25 | Ahis Md.9 |
Seçme Ve Seçilme Hakkı | Anayasa Md. 67 | Aihs Md. 3 (Ek 1 No.Lu Protokol) |
Eğitim Hakkı | Anayasa Md. 42 | Aihs Md. 2 (Ek 1 No.Lu Protokol) |
Çalışma Ve Kamu Görevine Girme Hakkı | Anayasa Md. 49-70 | Aihs Md. 6-8 |
Ayrımcılık Yasağı | Anayasa Md. 10 | Aihs Md. 14 |
Etkin Başvuru Hakkı | Anayasa Md. 40 | Aihs Md. 13 |
Bu hakların ihlal edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi, başvuruları değerlendirerek ihlal olup olmadığına karar verir.
HAK İHLALLERİNİN İNCELENMESİ
Başvuruya konu yapacağınız ihlal durumu, aşağıdaki durumlardan hangisi içinde yer almaktadır ?
YAŞAM HAKKININ İHLALİ DURUMLARI
Yaşam hakkı, Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 2. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Devletin hem bireylerin yaşamını koruma yükümlülüğü hem de yaşam hakkını ihlal etmemesi gerekmektedir. Yaşam hakkı ihlalleri genel olarak şu başlıklarda incelenebilir:
Devletin Kasıtlı Müdahaleleri
Yargısız İnfazlar (Güvenlik güçlerinin mahkeme kararı olmadan bir kişiyi öldürmesi)
İşkence Veya Kötü Muamele Sonucu Ölüm
Gözaltında Veya Cezaevinde Ölüm Vakaları (Resmi makamların ihmali veya doğrudan müdahalesi sonucu)
Devletin İhmalinden Kaynaklanan İhlaller
Polis Veya Askeri Güçlerin Orantısız Güç Kullanımı Sonucu Ölüm
Cezaevlerinde Veya Gözaltında Sağlık Hizmetlerine Erişimin Engellenmesi Nedeniyle Ölüm
Açıkça Bilinen Tehlikeler Karşısında Devletin Yeterli Önlem Almaması (Örneğin, kadın cinayetlerinde koruma tedbirlerinin alınmaması)
Devletin İhmalinden Kaynaklanan İhlaller
Devletin Hukuka Aykırı Askeri Operasyonları Sonucunda Sivil Ölümler
Terör Örgütlerinin Veya Silahlı Grupların Gerçekleştirdiği Saldırılar Karşısında Devletin
Bireyleri Koruyamaması
Savaş Sırasında Sivillerin Hedef Alınması Veya Ayrım Gözetmeksizin Saldırılar Düzenlenmesi
Sağlık Ve Çevresel Tehditlerden Kaynaklanan İhlaller
Devletin Sağlık Hakkını İhmal Etmesi Nedeniyle Ölümler (Örneğin, yeterli sağlık hizmeti sunulmaması veya acil müdahalelerin gecikmesi)
Çevresel Felaketler Veya İş Kazaları Karşısında Devletin İhmali (Örneğin, maden kazaları, sanayi tesislerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması)
Devletin Gıda, Su Ve Barınma Gibi Temel Yaşamsal İhtiyaçları Sağlamaması Sonucu Ölümler
Kadın Cinayetleri Ve Aile İçi Şiddet
Devletin Koruma Kararı Vermediği Veya Uygulamadığı Durumlar
Kadınların Veya Çocukların Aile İçi Şiddetten Korunmaması Nedeniyle Yaşamlarını Kaybetmesi
İstanbul Sözleşmesi Gibi Uluslararası Düzenlemelerin Uygulanmaması Sonucu Ölümler
Mülteci Ve Göçmenlere Yönelik Yaşam Hakkı İhlalleri
Sınır Dışı Edilen Kişilerin Yaşamlarını Tehdit Eden Ülkelere Gönderilmesi
Mültecilere Yönelik Orantısız Güç Kullanımı Veya Kötü Muamele Sonucu Ölümler
Göçmenlerin Tehlikeli Bölgelerde Kaderlerine Terk Edilmesi (Örneğin, Denizde Boğulmaları)
Bu ihlaller, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru konusu olabilir. Devlet, hem doğrudan yaşam hakkını ihlal etmemek hem de bireyleri korumak için gerekli tedbirleri almak zorundadır.
İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE YASAĞI İHLALİ DURUMLARI
İşkence ve Kötü Muamele Yasağı, Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu madde, mutlak bir yasaktır ve hiçbir durumda ihlal edilemez. İşkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele gibi farklı derecelerde kötü muamele türleri bulunmaktadır. İşte bu hakkın ihlal edilme biçimleri şu şekildedir;
Fiziksel İşkence Ve Kötü Muamele
Dayak, Tekme, Yumruk Veya Copla Darp Edilme
Elektrik Şoku, Yanık Veya Kesici Aletle Zarar Verme
Bağlama, Askıya Alma Veya Hareket Kabiliyetini Uzun Süre Kısıtlama
Aşırı Sıcak Veya Soğuk Ortamda Uzun Süre Bekletme
Gözaltında Veya Cezaevinde Yiyecek, Su Veya Temel İhtiyaçlardan Mahrum Bırakma
Psikolojik İşkence Ve Kötü Muamele
Tehdit Etme (Ölüm, Tecavüz, Ailesine Zarar Verme Tehdidi Gibi)
Zorla İtiraf Veya İfade Alma Amacıyla Korkutma
Uzun Süre Tek Başına Hücrede Tutma (İzolasyon)
Aşırı Gürültü, Parlak Işık Veya Uykusuz Bırakma Gibi Duyusal İşkenceler
Yakınlarını Veya Sevdiklerini İşkenceye Maruz Bırakma Tehdidi
Cinsel İşkence Ve Taciz
Zorla Çıplak Bırakma Veya Teşhir Etme
Tecavüz Veya Cinsel Saldırı
Cinsel Organlara Zarar Verme Veya Tehdit Etme
Cinsel Yönelim Veya Cinsiyet Kimliği Temelinde Aşağılayıcı Davranışlar
Cezaevlerinde Ve Gözaltında Kötü Muamele
Keyfi Ve Aşırı Güç Kullanımı (örneğin, copla vurma veya kelepçeyi gereğinden sıkı bağlama)
Cezaevlerinde İnsan Onuruna Aykırı Yaşam Koşulları (Hijyenik Olmayan Ortam, Aşırı Kalabalık Koğuşlar, Sağlık Hizmetine Erişimin Engellenmesi)
Mahkumlara Veya Gözaltındaki Kişilere Tıbbi Yardımın Kasıtlı Olarak Geciktirilmesi Veya Verilmemesi
Hapishane Görevlileri Tarafından Keyfi Cezalandırma Veya Kötü Muamele
Kolluk Kuvvetlerinin Orantısız Güç Kullanımı
Barışçıl Protestolarda Güvenlik Güçlerinin Aşırı Güç Kullanımı (Orantısız Biber Gazı, Cop Veya Plastik Mermi Kullanımı)
Gözaltına Alma Sırasında Gereksiz Sert Müdahaleler
Orantısız Polis Şiddeti Nedeniyle Yaralanmalar Veya Ölümler
Göçmenler, Mülteciler Ve Hassas Gruplara Yönelik İşkence Ve Kötü Muamele
Sınır Dışı Edilen Kişilerin Kötü Muameleye Uğrayacağı Ülkelere Gönderilmesi
Mültecilerin Kötü Muameleye Uğradığı Kamplarda Tutulması
Çocuk, Engelli, Yaşlı Veya Ruhsal Hastalığı Olan Bireylere Uygulanan Sert Muameleler
Kadınlara Ve Çocuklara Yönelik Kötü Muamele
Aile İçi Şiddetin Veya Kadına Yönelik Şiddetin Cezalandırılmaması
Devletin Çocuk İstismarını Önleyememesi Veya Etkili Soruşturma Yapmaması
Zorla Evlilik, Namus Cinayetleri Veya Kadın Sünneti Gibi Uygulamalara Göz Yumulması
İşkence ve kötü muamele mutlak bir yasaktır ve hiçbir durumda haklı gösterilemez. Eğer bir kişi bu tür muamelelere maruz kalmışsa, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilir veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurabilir. İşkenceye ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi bile başlı başına bir hak ihlalidir.
KİŞİ HÜRRİYETİ VE GÜVENLİĞİ İHLALİ DURUMLARI
Kişi hürriyeti ve güvenliği, Anayasa’nın 19. maddesi ile güvence altına alınmış temel haklardandır. Bu hak, bireyin keyfi olarak özgürlüğünden yoksun bırakılmasını önler ve özgürlüğüne getirilecek sınırlamaların hukuka uygun olmasını gerektirir. Aşağıdaki durumlar, kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlali anlamına gelir;
Keyfi Gözaltı Ve Tutuklama
Hukuka Aykırı Şekilde Gözaltına Alma
Gözaltı Süresinin Kanunda Belirtilen Süreyi Aşması
Tutuklamanın Makul ve Hukuki Sebepler Olmadan Yapılması
Tutuklamanın Orantısız Olması (Örneğin; Adli Kontrol yeterliyken tutuklama uygulanması)
Haber Verilmeksizin Alıkonulma
Gözaltına Alınan Kişinin Ailesine Veya Avukatına Haber Verilmemesi
Gözaltı Süresince Avukata Erişim Hakkının Engellenmesi
Haksız Veya Usulsüz Mahkumiyet
Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edilmesi
Kanuni Delil Olmadan Veya Hukuka Aykırı Delillerle Mahkumiyet Kararı Verilmesi
Suçsuz Olduğu Halde Uzun Süre Cezaevinde Tutulma
Zorla Kaybetme Veya Hukuka Aykırı Alıkoyma
Kişinin Yetkili Makamlarca Kayda Geçirilmeden Gözaltına Alınması
Gözaltında Kaybolması Veya Öldürülmesi
Zorla Çalışma Ve Kölelik
Kişinin Rızası Dışında Çalışmaya Zorlanması
İnsan Ticareti Ve Modern Kölelik Uygulamaları
Psikiyatrik Zorunlu Tedavi Veya Kurumlara Hukuka Aykırı Yerleştirme
Akıl hastalığı veya başka bir sağlık gerekçesiyle kişinin rızası dışında, hukuka aykırı şekilde hastaneye veya bir kuruma kapatılması
Ev Hapsi Veya Seyahat Özgürlüğünün Engellenmesi
Hukuksuz şekilde seyahat kısıtlaması getirilmesi
Keyfi olarak ev hapsi uygulanması
ADİL YARGILANMA HAKKINI İHLAL EDEN DURUMLAR
Mahkemeye Erişim Hakkının Engellenmesi
Mahkemeye Başvurma Hakkının Tamamen Veya Fiilen İmkansız Hale Getirilmesi
Mahkeme Harçlarının Aşırı Yüksek Olması Nedeniyle Dava Açamamak
Hukuki Yardıma Erişimin Kısıtlanması (Örneğin, Maddi İmkansızlık Nedeniyle Avukat Tutamayan Bir Kişinin Avukat Desteği Alamaması)
Bağımsız Ve Tarafsız Mahkeme İlkesi İhlali
Hakimin Tarafsız Olmaması Veya Davayla İlgili Ön Yargıya Sahip Olması
Mahkemelerin Siyasi, İdari Veya Ekonomik Baskı Altında Olması
Hakimin Davaya Taraf Olan Biriyle Doğrudan Veya Dolaylı İlişkisinin Bulunması
Makul Sürede Yargılanma Hakkı İhlali
Davaların Gereksiz Yere Uzun Sürmesi (Örneğin, Yıllarca Süren Davalar)
Mahkemelerin Kasıtlı Olarak Yargılamayı Geciktirmesi
Kararın Verilmesi İçin Makul Olmayan Sürelerin Geçmesi
Silahların Eşitliği İlkesi İhlali
Taraflardan Birine Mahkemede Daha Fazla Hak Veya Avantaj Tanınması
Savunma Tarafının Delillere Erişiminin Kısıtlanması
Savcılığın Veya Karşı Tarafın, Sanığın Aleyhine Olan Kanıtları Mahkemeye Sunarken, Lehte Olanları Saklaması
Çekişmeli Yargılama İlkesinin İhlali
Taraflardan Birine Mahkemeye Sunulan Deliller Hakkında Yeterli Bilgi Verilmemesi
Taraflardan Birinin Mahkemede İddialarını Sunmasına Veya Karşı Tarafın Delillerine İtiraz Etmesine İzin Verilmemesi
Savunma Hakkının Kısıtlanması
Sanığın Avukat Tutmasına Veya Avukat Yardımından Yararlanmasına Engel Olunması
Savunma İçin Gerekli Belgelerin Sanık Veya Avukatıyla Paylaşılmaması
Yetersiz Tercüman Desteği Nedeniyle Kişinin Kendisini Mahkemede İfade Edememesi
Gerekçeli Karar Hakkının İhlali
Mahkemelerin Kararlarını Yeterince Açıklamaması
Kararların Keyfi Veya Çelişkili Olması
Kararın Dayandığı Hukuki Ve Maddi Gerekçelerin Belirtilmemesi
Masumiyet Karinesinin İhlali
Yargılama Sürecinde Sanığın Suçlu Gibi Muamele Görmesi
Kamu Otoritelerinin Yargılama Süreci Devam Ederken Sanığın Suçlu Olduğunu İma Eden Açıklamalar Yapması
Sanığın Mahkemeye Kelepçeli Veya Mahkum Kıyafetiyle Getirilmesi (Tarafsızlığı Zedeleyebilir)
Hukuka Aykırı Delillerin Kullanılması
İşkence veya kötü muamele yoluyla elde edilen ifadelerin delil olarak kullanılması
Hukuka aykırı yollarla elde edilen gizli kayıtların mahkemeye sunulması
Hukuka uygun delillerin sanık aleyhine çarpıtılarak sunulması
Kanun Önünde Eşitlik İlkesinin İhlali
Aynı durumda olan kişilere farklı yargı kararlarının uygulanması
Mahkemelerin belirli gruplara karşı ön yargılı davranması (örneğin, ırk, dil, din veya siyasi görüş nedeniyle ayrımcılık yapması)
Bu tür ihlaller Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) şikayet konusu olabilir. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini düşünen bireyler, iç hukuk yollarını tükettikten sonra başvuruda bulunabilirler.
ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ VE AİLE HAYATININ KORUNMASI HAKKI NI İHLAL EDEN DURUMLAR
Özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 20. maddesi ile güvence altına alınmış temel haklardan biridir. Aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi de bu hakkı koruma altına almaktadır.
Hukuka Aykırı Kişisel Veri Toplama Ve Kullanma
Kişinin İzni Olmadan Kişisel Bilgilerinin Toplanması, Saklanması Veya Paylaşılması
Veri Güvenliğinin Sağlanmaması Nedeniyle Kişisel Bilgilerin Kötüye Kullanılması
Resmî Veya Özel Kuruluşların Kişisel Verileri Rıza Olmadan İşlemesi (Örneğin, Sağlık Verilerinin Üçüncü Kişilerle Paylaşılması)
Haberleşme Özgürlüğünün İhlali
Telefon, E-Posta Veya Diğer İletişim Araçlarının İzinsiz Dinlenmesi, Kaydedilmesi Veya Engellenmesi
Devlet Veya Özel Kuruluşların Kişisel Yazışmalara Veya Konuşmalara Yetkisiz Erişim Sağlaması
Yargı Kararı Olmadan Bireylerin İletişim Bilgilerinin İzlenmesi Veya Paylaşılması
Özel Hayata Müdahale
Kişinin Rızası Olmadan Evine Veya Özel Alanına İzinsiz Girilmesi
Özel Hayatla İlgili Görüntü Veya Ses Kayıtlarının Gizlice Alınması Ve Yayılması
Kişinin Özel Yaşamına Dair Bilgilerin, Basın Veya Sosyal Medya Aracılığıyla İzinsiz Olarak Kamuoyuna Duyurulması
Aile Hayatına Müdahale
Aile Üyeleri Arasındaki İletişimin Engellenmesi Veya Keyfi Kısıtlamalar Getirilmesi
Çocuklarla Anne Veya Baba Arasındaki İlişkinin Haksız Yere Sınırlandırılması
Zorla Kısırlaştırma Veya Doğum Kontrol Uygulamaları Gibi Devlet Müdahaleleri
Biyometrik Ve Genetik Verilerin İzinsiz Kullanımı
Parmak İzi, Yüz Tanıma, Retina Taraması Gibi Biyometrik Verilerin İzinsiz Alınması Ve Kullanılması
Kişinin Genetik Verilerinin Rızası Olmadan Saklanması Veya Paylaşılması
İnternette Mahremiyetin İhlali
Kişinin İnternetteki Kişisel Bilgilerinin Rızası Olmadan Yayımlanması (Adres, Kimlik Numarası Vb.)
Sosyal Medya Platformlarında Kişisel Verilerin İzinsiz İşlenmesi Ve Satılması
Kişinin İnternet Üzerindeki Faaliyetlerinin Devlet Veya Özel Şirketler Tarafından İzlenmesi Ve Profillenmesi
Zorla Arama Veya Fiziksel Müdahaleler
Hukuka aykırı üst aramaları veya vücut muayeneleri
Polis veya güvenlik görevlilerinin keyfi şekilde kişisel eşyalara el koyması veya karıştırması
Kişinin özel eşyalarının veya belgelerinin mahkeme kararı olmadan incelenm
İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ DURUMLARI
Bu haklar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. ve 28. maddeleri ile korunmaktadır. Aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19. maddesi tarafından da güvence altına alınmıştır.
Sansür Ve Yayın Yasakları
Devlet Veya Özel Kuruluşlar Tarafından Haberlerin Veya Bilgilerin Yayılmasının Engellenmesi
Medya Kuruluşlarının Keyfi Gerekçelerle Kapatılması Veya Lisanslarının İptal Edilmesi
İnternete Ve Sosyal Medyaya Müdahale
Sosyal Medya Platformlarına Veya Haber Sitelerine Erişim Engeli Getirilmesi
Bireylerin Sosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle Cezalandırılması
Gazetecilere Ve Medya Kuruluşlarına Baskı
Gazetecilerin Tehdit Edilmesi, Tutuklanması Veya Mahkemeye Çıkarılması
Muhalif Medya Kuruluşlarının Ekonomik Veya Hukuki Yollarla Baskı Altına Alınması
Bilgiye Erişim Engelleri
Kamuoyunun Devletle İlgili Önemli Bilgilere Ulaşmasının Zorlaştırılması
Kamu Kurumlarının, Vatandaşların Bilgi Edinme Taleplerini Keyfi Olarak Reddetmesi
İfade Özgürlüğüne Yönelik Ceza Ve Soruşturmalar
Kişilerin Görüşlerini Açıkladıkları İçin Cezalandırılması Veya Yargılanması
Gazetecilere Veya Akademisyenlere Açtıkları Konular Nedeniyle Soruşturma Açılması
Her temel hak gibi, ifade ve basın özgürlüğü de sınırsız değildir. Ancak bu kısıtlamalar hukuka uygun, demokratik toplumun gereklerine uygun ve ölçülü olmalıdır. Meşru kısıtlama nedenleri şunlardır;
Başka Bireylerin Onur Ve Haklarının Korunması (Örneğin, Hakaret Ve İftira Yasaları)
Kamu Düzeninin Veya Ulusal Güvenliğin Sağlanması
Hukuka Aykırı Nefret Söylemleri Ve Şiddet Çağrılarının Önlenmesi
Ancak, bu kısıtlamaların keyfi şekilde uygulanması ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelir
TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ DÜZENLEME HAKKI İHLAL DURUMLARI
Toplantı ve gösteri yapma hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34. maddesi , İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 11. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu maddeye göre herkes, silahsız ve saldırısız olmak kaydıyla, önceden izin almadan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Ancak bu hak, kanunla ve demokratik toplum gereklerine uygun olarak bazı durumlarda sınırlandırılabilir. Bu hak, bireylerin barışçıl şekilde toplanma, protesto yapma ve düşüncelerini açıklama özgürlüğünü kapsar. Ancak, bazı durumlarda bu hak ihlal edilebilir. İşte en yaygın ihlal türleri:
Keyfi Yasaklama Ve İzin Engelleri
Barışçıl Gösterilerin Tamamen Yasaklanması (Valilik Veya Kaymakamlık Tarafından Süresiz Veya Uzun Süreli Yasaklar)
İzin Gerekmeyen Toplantılar İçin Haksız Yere İzin Talep Edilmesi
Keyfi Ve Orantısız Güvenlik Gerekçeleriyle Gösterilerin Engellenmesi
Gösteri Yapılabilecek Alanların Keyfi Olarak Kısıtlanması Veya Belirli Gruplara İzin Verilmemesi
Orantısız Güç Kullanımı Ve Polis Müdahaleleri
Barışçıl Gösterilere Biber Gazı, Plastik Mermi, TOMA Veya Copla Orantısız Müdahale
Göstericilerin Gözaltına Alınması, Kötü Muameleye Maruz Bırakılması
Gösteri Sırasında Veya Sonrasında Aşırı Güç Kullanımı Nedeniyle Yaralanmalar Veya Ölümler
Polis Veya Güvenlik Güçlerinin Provokatif Davranışlarla Gösteriyi Şiddete Sürüklemesi
Göstericilere Yönelik Hukuki Ve İdari Baskılar
Gösteriye Katılan Kişilere Haksız Cezalar Veya Para Cezaları Uygulanması
Gösterilere Katılan Kamu Çalışanlarının Disiplin Cezaları Veya İşten Çıkarma İle Tehdit Edilmesi
Gösteri Düzenleyenlere Haksız Yere Terör Veya Kamu Düzenini Bozma Suçlamalarının Yöneltilmesi
Polisin Veya İdarenin, Göstericileri Fişlemesi Veya Kişisel Verilerini Hukuksuz Şekilde İşlemesi
Medya Ve İfade Özgürlüğüne Müdahaleler
Gösteriler Hakkında Haber Yapan Gazetecilere Yönelik Polis Müdahalesi Veya Gözaltılar
Gösterilerle İlgili Sosyal Medya Paylaşımlarına Soruşturma Açılması
Basının Gösteri Alanına Girmesinin Veya Görüntü Almasının Engellenmesi
Karşıt Gruplara Eşit Muamele Edilmemesi
Bazı Grupların Gösterilerine İzin Verilirken, Bazı Grupların Gösterilerinin Engellenmesi
İktidar Yanlısı Gösterilere Polis Koruması Sağlanırken, Muhalif Grupların Gösterilerine Müdahale Edilmesi
Bu tür ihlaller, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru konusu olabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, demokratik bir toplumun temel unsurlarından biridir ve yalnızca kamu güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden durumlarda sınırlandırılabilir.
MÜLKİYET HAKKININ İHLALİ DURUMLARI
Mülkiyet hakkı, Anayasa’nın 35. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) Ek 1 No’lu Protokol ile güvence altına alınmıştır. Ancak bazı durumlar bu hakkın ihlali anlamına gelir. İşte yaygın mülkiyet hakkı ihlalleri;
Kamulaştırma Ve El Koyma
Kamulaştırma Bedelinin Düşük Olması Veya Hiç Ödenmemesi
Kamu Yararı Gözetilmeden Yapılan Kamulaştırmalar
Geçici El Koymaların Kalıcı Hale Getirilmesi
Kamulaştırılan Taşınmazın Özel Kişi Veya Şirketlere Devredilmesi
Mülkiyetin Keyfi Olarak Kısıtlanması
İmar Değişiklikleriyle Taşınmazın Değerinin Düşürülmesi
Tapu İptali Veya Haksız El Atma (Fiili İşgal)
Uzun Süren Tapu Veya Kadastro İşlemleri Nedeniyle Mülkiyetin Belirsiz Kalması
Vergilendirme Ve Aşırı Mali Yükümlülükler
Aşırı Yüksek Vergiler Yoluyla Mülkiyetin Fiilen Kullanılamaz Hale Getirilmesi
Mülk Sahiplerine Ağır Para Cezaları Getirilmesi
Kira Ve Kullanım Haklarıyla İlgili İhlaller
Devletin Özel Mülkiyet Üzerinde Kiracı Lehine Aşırı Düzenlemeler Yapması
Mülkün Sahibi Tarafından Kullanılamaz Hale Getirilmesi (Örneğin, Tahliye Edilemeyen Kiracılar)
Hukuka Aykırı Müdahaleler
Mülkün Polis, Askeri Veya Diğer Kamu Güçleri Tarafından Haksız İşgali
Hukuka Aykırı Olarak Mülkiyet Hakkının Mahkeme Kararı Olmadan Sınırlandırılması
Bu tür ihlaller Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru konusu olabilir. Özellikle kamulaştırma bedelinin eksik ödenmesi, tapu iptali ve kamu otoritelerinin keyfi uygulamaları sık karşılaşılan mülkiyet hakkı ihlallerindendir.
SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ İHLAL EDEN DURUMLAR
Seçme ve seçilme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 67. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1 No’lu Protokolü’nün 3. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, vatandaşların demokratik seçimlere katılma, oy kullanma ve aday olma özgürlüğünü kapsar.
SEÇME HAKKI İHLALLERİ (OY KULLANMA HAKKININ ENGELLENMESİ)
Oy Kullanmanın Keyfi Veya Haksız Şekilde Engellenmesi
Seçim Günü Sandığa Gitmek İsteyen Vatandaşların Baskı Veya Tehdit Altında Bırakılması
Fiziksel Engellilerin Oy Kullanmasını Kolaylaştıracak Düzenlemelerin Yapılmaması
Oy Kullanma Yerlerinin Uzak Veya Erişilemez Bölgelerde Belirlenmesi
Seçmen Listelerinde Usulsüzlük
Haksız Şekilde Bazı Seçmenlerin Listeden Çıkarılması
Hayatta Olmayan Veya O Bölgede İkamet Etmeyen Kişilerin Seçmen Listesine Eklenmesi
Oy Gizliliğinin İhlali
Oy Verme İşlemi Sırasında Kişilerin Gizliliğinin İhlal Edilmesi Veya Bir Grubun Baskısı Altında Oy Kullanmaya Zorlanması
Açık Oy Kullanmaya Zorlamak Veya Belirli Bir Adaya Oy Vermeye Yönlendirme Girişimleri
Oy Verme Sürecinde Usulsüzlükler
Oy Pusulalarının Kaybolması Veya Değiştirilmesi
Seçim Sandıklarının Güvenliğinin Sağlanmaması
Mükerrer Oy Kullanımı (Bir Kişinin Birden Fazla Oy Kullanması)
SEÇİLME HAKKI İHLALLERİ (ADAY OLMA HAKKININ ENGELLENMESİ)
Keyfi Veya Siyasi Nedenlerle Adaylıkların Reddedilmesi
Adaylık için hukuki engeli bulunmayan kişilerin haksız yere aday olamaması
Siyasi baskılar nedeniyle aday başvurularının engellenmesi
Seçim Sürecinde Adaletsiz Rekabet
Belirli Adaylara Veya Partilere Devletin Resmi Kaynaklarının Haksız Şekilde Tahsis Edilmesi
Muhalif Adayların Seçim Kampanyalarının Hukuksuz Şekilde Engellenmesi
Devletin Resmî Kanallarında Veya Medya Kuruluşlarında Tarafsızlığın İhlal Edilmesi (Örneğin, Bazı Adaylara Geniş Yer Verilirken Diğerlerinin Görmezden Gelinmesi)
Seçilen Kişilerin Haksız Yere Görevden Alınması
Demokratik Yollarla Seçilmiş Belediye Başkanlarının Veya Milletvekillerinin Hukuka Aykırı Şekilde Görevden Uzaklaştırılması
Seçimle Kazanılmış Görevlere Kayyum Atanması Ve Seçmenin İradesinin Yok Sayılması
Seçilmiş Kişilerin Görev Süreleri Dolmadan Keyfi Şekilde Yetkilerinin Kısıtlanması Veya Görevden Alınması
Seçim Sonuçlarına Müdahale Ve Hileli Uygulamalar
Oy Sayımında Usulsüzlükler
Geçerli Oyların Geçersiz Sayılması Veya Tersi
Oy Çuvallarının Taşınması Sırasında Güvenliğin Sağlanmaması
Sayım Sürecinin Şeffaf Olmaması, Müşahitlerin Sürece Dahil Edilmemesi
Seçim Sonuçlarının Değiştirilmesi Veya İptali
Hukuka Aykırı Şekilde Seçimin İptal Edilmesi Veya Tekrar Edilmesi
Seçim Sonuçlarının Siyasi Baskılarla Değiştirilmesi
EĞİTİM HAKKINI İHLAL EDEN DURUMLAR
Eğitim hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 1 No’lu Protokolü’nün 2. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, bireylerin eğitim alma, eğitimde fırsat eşitliği ve devletin eğitimi ücretsiz ve erişilebilir hale getirme yükümlülüğünü kapsar. Ancak bazı durumlarda bu hak ihlal edilebilmektedir. İşte en yaygın ihlal türleri:
Eğitime Erişim Engelleri
Eğitimin Ücretsiz Olmasına Rağmen, Maddi Engeller Nedeniyle Erişilememesi
Okul Masraflarının Yüksek Olması (Kayıt Ücreti, Kırtasiye, Servis, Yemek Vb.)
Eğitim Materyallerinin (Kitap, Bilgisayar, İnternet) Ücretsiz Sağlanmaması
Okul Altyapısının Yetersiz Olması
Eğitime Elverişli Bina, Sınıf, Laboratuvar, Kütüphane, Spor Salonu Vb. Eksiklikleri
İziksel Engelli Öğrenciler İçin Erişilebilirlik Düzenlemelerinin Yapılmaması
Kırsal Veya Dezavantajlı Bölgelerde Eğitim Olanaklarının Kısıtlı Olması
Ulaşım Sorunu Nedeniyle Öğrencilerin Okula Gidememesi
Öğretmen Eksikliği Veya Okul Yetersizliği
Zorunlu Eğitimin Engellenmesi
Çocukların Zorla Çalıştırılması Veya Erken Yaşta Evlendirilmesi Nedeniyle Eğitime Devam Edememesi
Ailelerin Ekonomik Veya Kültürel Nedenlerle Çocuklarını Okula Göndermemesi
Öğrencilerin Keyfi Veya Haksız Nedenlerle Okuldan Uzaklaştırılması
Ayrımcılık Ve Eşitsizlikler
Cinsiyet, Etnik Köken, Dil, Din Veya Engellilik Nedeniyle Ayrımcılık
Kız Çocuklarının Eğitime Erişiminin Engellenmesi
Anadili Farklı Olan Öğrencilerin Yeterli Eğitim Desteği Alamaması
Engelli Öğrenciler İçin Yeterli Eğitim İmkanlarının Sağlanmaması
Okullarda Şiddet, Zorbalık Veya Taciz Nedeniyle Eğitim Hakkının İhlal Edilmesi
Fiziksel Veya Psikolojik Zorbalık Nedeniyle Öğrencinin Okuldan Ayrılmak Zorunda Kalması
Öğrencilerin Güvenliğinin Sağlanamaması
Akademik Özgürlüğün Ve Üniversite Eğitiminin Engellenmesi
Öğrencilerin Siyasi Görüşleri Veya Düşünceleri Nedeniyle Eğitim Hakkından Mahrum Bırakılması
Üniversitelerde Akademik Özgürlüğün İhlal Edilmesi
Bilimsel Araştırmaların Veya Akademik Çalışmaların Baskı Altında Yapılması
Akademisyenlerin Veya Öğrencilerin Düşünceleri Nedeniyle Cezalandırılması
Eğitim Kalitesinin Düşürülmesi
Eğitimde Müfredatın İdeolojik Veya Bilimsel Olmayan Unsurlar İçermesi
Öğretmen Yetersizliği Veya Nitelikli Eğitim Kadrosunun Eksikliği
Öğrencilerin Yeterli Rehberlik Ve Psikolojik Destek Alamaması
ÇALIŞMA VE KAMU GÖREVİNE GİRME HAKKI İHLALİ DURUMLARI
Çalışma hakkı ve kamu görevine girme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 70. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 1 No’lu Protokolü’nün 1. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, bireylerin adil ve eşit koşullarda çalışma, meslek edinme ve kamu görevine girme hakkını içerir. Ancak, bazı durumlarda bu haklar ihlal edilebilmektedir. İşte en yaygın ihlal türleri:
Çalışma Hakkının Engellenmesi
Keyfi Veya Hukuksuz İşten Çıkarma
İş Güvencesi Olan Çalışanların Haksız Gerekçelerle İşten Çıkarılması
Sendika Üyeliği Veya Siyasi Görüş Nedeniyle İşine Son Verilmesi
İş Bulmada Ayrımcılık
Cinsiyet, Etnik Köken, Din, Dil Veya Engellilik Nedeniyle İşe Alınmama
Hamilelik, Yaş Veya Medeni Durum Gibi Nedenlerle İstihdamda Ayrımcılığa Uğrama
Sendikal Hakların Engellenmesi
İşçilerin Sendikaya Üye Olmalarının Veya Toplu Sözleşme Yapmalarının Yasaklanması Veya Engellenmesi
Sendikal Faaliyetler Nedeniyle Çalışanlara Baskı Uygulanması
Kötü Çalışma Koşulları Ve İş Güvenliğinin İhlali
İşyerlerinde Sağlık Ve Güvenlik Önlemlerinin Yetersiz Olması
Uzun Çalışma Saatleri Ve Düşük Ücretler Gibi İnsani Olmayan Çalışma Koşulları
Zorla Veya Angarya Çalıştırma
Kişilerin İradesi Dışında Zorla Çalıştırılması
Çocuk İşçiliğinin Teşvik Edilmesi Veya Denetlenmemesi
Kamu Görevine Girme Hakkının Engellenmesi
Liyakat İlkesine Aykırı Atamalar Ve İşe Alımlarda Torpil
Kamuya Personel Alımında Objektif Kriterlerin Göz Ardı Edilmesi
Siyasi Bağlantılar Veya Kişisel İlişkiler Nedeniyle İşe Alım Yapılması
Siyasi Veya İdeolojik Nedenlerle Kamu Görevine Alınmama
Kamuya Girişte Belirli Görüş Veya İnançlara Sahip Kişilere Haksız Engeller Konulması
Geçmişteki Sosyal Medya Paylaşımları Veya Siyasi Duruş Nedeniyle İşe Alım Sürecinde Olumsuz Değerlendirilme
Güvenlik Soruşturması Ve Arşiv Araştırmasının Keyfi Şekilde Kullanılması
Objektif Kriterlere Dayanmayan, Hukuka Aykırı Güvenlik Soruşturmaları Nedeniyle Kamu Görevine Alınmama
Kamu Görevinden Haksız Yere İhraç Edilme Veya Uzaklaştırılma
Keyfi Gerekçelerle Memurların Görevden Alınması
Hukuka Aykırı KHK Uygulamalarıyla Toplu İhraçlar
Çalışanların Haklarına Yönelik İhlaller
Mobbing (Psikolojik Taciz)
Çalışanların İşyerinde Sürekli Olarak Baskı, Aşağılanma Veya Kötü Muameleye Maruz Kalması
Haksız Yere Düşük Performans Değerlendirmeleri Yapılması
Kadın Çalışanlara Yönelik Ayrımcılık
Hamile Veya Doğum İzninde Olan Kadınların İşten Çıkarılması Veya Terfi Ettirilmemesi
Kadın Çalışanların Erkeklerle Eşit İşe Eşit Ücret Alamaması
Engelli Bireylerin Çalışma Hakkının İhlali
Engelli Çalışanlar İçin Gerekli Düzenlemelerin Yapılmaması
Engellilere Yönelik Kota Uygulamalarının İhmal Edilmesi
AYRIMCILIK YASAĞI HAKKININ İHLALİ DURUMLARI
Ayrımcılık Yasağı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Ayrıca, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 2. maddesi de ayrımcılığı yasaklayan uluslararası bir norm olarak kabul edilir.
Ayrımcılık yasağı, bireylerin cinsiyet, dil, din, ırk, etnik köken, mezhep, engellilik, yaş, siyasi görüş, sosyal statü veya benzeri herhangi bir sebeple haksız şekilde farklı muameleye tabi tutulmamasını garanti eder. Ancak, bazı durumlarda bu hak ihlal edilebilmektedir.
Kamu Ve Özel Sektörde Ayrımcılık
Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının İhlali
Etnik Veya Dini Kimliği Nedeniyle Kamu Hizmetlerinden Eşit Şekilde Faydalanamama
Kadınların Belirli Meslek Gruplarında Yer Almalarının Engellenmesi
İşe Alımda, Terfi Ve Maaşlarda Ayrımcılık
Cinsiyet, Yaş, Engellilik, Etnik Köken Veya Siyasi Görüş Nedeniyle İşe Alınmama
Aynı İşi Yapan Çalışanlar Arasında Maaş Farkı Olması (Örneğin, Kadın Ve Erkek Çalışanlar Arasında)
Kamu Görevine Girme Hakkının Ayrımcı Şekilde Engellenmesi
Siyasi Görüş, Dini İnanç Veya Mezhep Nedeniyle Kamu Görevine Alınmama
Eğitimde Ayrımcılık
Öğrencilerin Cinsiyet, Etnik Köken Veya Dini İnanç Nedeniyle Ayrımcılığa Uğraması
Kız Çocuklarının Eğitim Hakkının Engellenmesi
Farklı Etnik Gruplardan Veya Azınlıklardan Gelen Öğrencilerin Eğitimde Dezavantajlı Hale Getirilmesi
Engelli Bireylere Yeterli Eğitim İmkanlarının Sunulmaması
Sağlık Hizmetlerine Erişimde Ayrımcılık
Hastanelerde Ve Sağlık Hizmetlerinde Ayrımcı Uygulamalar
Etnik Köken, Cinsiyet Veya Sosyal Statü Nedeniyle Farklı Muamele Görme
Engelli Bireylerin Sağlık Hizmetlerine Erişimde Yaşadığı Zorluklar
Adalet Ve Hukuki Süreçlerde Ayrımcılık
Hukuki Süreçlerde Eşit Muamele Görmeme
Farklı Etnik Köken, Dini İnanç Veya Sosyal Statüye Sahip Kişilere Karşı Taraflı Yargılama
Kadınların Veya Belirli Grupların Mahkemelerde Haklarını Yeterince Savunamaması
Günlük Hayatta Ayrımcılık
Toplumsal Yaşamda Dışlanma Veya Ayrımcı Uygulamalar
Kıyafet, Dil Veya İnanç Nedeniyle Toplum İçinde Ayrımcılığa Uğrama
Özel Sektör Veya Hizmet Sağlayıcılarının (Bankalar, Kiralık Evler, Restoranlar Vb.) Belirli Gruplara Hizmet Vermemesi
ETKİN BAŞVURU HAKKINI İHLAL EDEN DURUMLAR
Etkin başvuru hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, bireylerin hak ihlallerine karşı bağımsız ve etkili bir yargı veya idari makama başvurabilmesini ve bu başvurunun makul bir süre içinde sonuçlandırılmasını garanti eder.
Ancak bazı durumlarda, bireylerin şikayetlerini iletebileceği etkili bir merci bulunmamakta veya başvurular sonuçsuz kalmaktadır. İşte etkin başvuru hakkının ihlal edildiği yaygın durumlar:
Başvuruların Keyfi Olarak Reddedilmesi Veya İşleme Konulmaması
Mahkemelerin Veya İdari Makamların, Bireylerin Şikayet Ve Davalarını Herhangi Bir Gerekçe Sunmadan İncelememesi
Kamu Kurumlarına Yapılan Dilekçelerin Veya Başvuruların Cevaplandırılmaması
Kolluk Kuvvetleri Veya İdari Makamların, Ciddi Hak İhlallerine Rağmen Soruşturma Başlatmaması
Hukuki Süreçlerin Aşırı Uzaması
Mahkemelerin Makul Süre İçinde Karar Vermemesi
İdari Veya Yargısal Başvuruların Yıllarca Sonuçlanmaması
Gerekçesiz Şekilde Davaların Ertelenmesi Veya Sürüncemede Bırakılması
Mahkeme Kararlarının Uygulanmaması
Mahkemelerden Çıkan Kesinleşmiş Kararların İdare Veya İlgili Kurumlar Tarafından Uygulanmaması
Bireyin Lehine Çıkan Yargı Kararlarının Fiilen Yerine Getirilmemesi
Tarafsız ve Bağımsız Bir Merciye Ulaşamama
Yargının Veya İdari Mekanizmaların Tarafsız Ve Bağımsız Olmaması
Mahkemelerin Siyasi Baskı Veya Dış Müdahaleler Nedeniyle Objektif Karar Verememesi
Etkin Soruşturma Yürütülmemesi
Kolluk Kuvvetleri Veya Savcılık Tarafından İnsan Hakları İhlallerine İlişkin Etkili Bir Soruşturma Yürütülmemesi
İşkence, Kötü Muamele Veya İfade Özgürlüğü İhlalleri Gibi Ciddi Durumların Üstünün Örtülmesi Veya Cezasız Kalması
Bireylerin Hukuki Yardıma Erişiminin Engellenmesi
Maddi Durumu Yetersiz Olan Bireylerin Avukata Erişiminin Zorlaştırılması
Savunma Hakkının Kısıtlanması (Örneğin, Avukatsız İfade Alınması)
Avukatların Davaları Takip Etmesine Engel Olunması
DÜŞÜNCE, DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İHLAL EDEN DURUMLAR
Düşünce, din ve vicdan özgürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 24. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu özgürlük, herkesin bir inanca sahip olma, inancını açıklama veya açıklamama, değiştirme ve inancına uygun şekilde yaşama hakkını kapsar. İşte düşünce, din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiği yaygın durumlar:
Düşüncelerinden Dolayı Baskıya Maruz Kalma
Bireylerin Siyasi, Felsefi Veya İdeolojik Görüşleri Nedeniyle Cezalandırılması Veya Ayrımcılığa Uğraması
Devlet Veya Özel Kurumların, Kişileri Belirli Bir Düşünceye Sahip Olmaya Zorlaması
İnanç Veya İnançsızlık Üzerinde Baskı Kurulması
Bir Kişiye Zorla Dini Bir Kimlik Dayatılması Veya Dini İnançlarını Değiştirmeye Zorlanması
Devletin Veya Toplumun Belirli Bir Dini İnancı Benimsemeyi Teşvik Etmesi Veya Dayatması
Ateist, Agnostik Veya Farklı İnanç Gruplarına Yönelik Ayrımcılık Yapılması
İbadet ve Dini Uygulamaların Engellenmesi
Kişinin İbadet Etmesinin Yasaklanması Veya Keyfi Kısıtlanması
Dini Bayram Ve İbadet Günlerinde, Kişinin İnancına Uygun Şekilde Hareket Etmesine İzin Verilmemesi
Dini Kıyafetlerin Yasaklanması Veya Zorla Belirli Kıyafetlerin Dayatılması
Din Eğitimi ve Zorunlu Dersler Üzerinde Baskı
Kişinin İstemediği Halde Zorla Belirli Bir Dinin Eğitimine Tabi Tutulması
İnanç Sahibi Olmayan Bireylerin Zorunlu Din Derslerine Katılmaya Mecbur Bırakılması
Devletin Tek Bir Dini Öğretiyi Benimsemesi Ve Diğer İnançlara Yönelik Ayrımcı Eğitim Politikaları Uygulaması
Vicdani Ret Hakkının Tanınmaması
Zorunlu Askerlik Hizmetini Reddeden Kişilere Hukuki Veya Cezai Yaptırımlar Uygulanması
Kişinin Dini Veya Vicdani Sebeplerle Belirli Meslekleri (Örneğin, Askerlik, Polislik) Yapmayı Reddetmesine Rağmen, Alternatif Hizmet Seçeneklerinin Sunulmaması
Devletin Dini Konularda Tarafsız Davranmaması
Devletin Belirli Bir Dini Görüşü Desteklemesi Veya Bir Dini İnancı Zorunlu Kılması
Dini İnançlara Veya İnançsızlığa Karşı Kamu Otoriteleri Tarafından Ayrımcı Politikalar Uygulanması
HAK İHLALİ DURUMUNDA KİŞİNİN BAŞVURABİLECEĞİ YOLLAR
İlgili İdari Makamlara Ve Kamu Denetçiliği Kurumuna Şikayet
Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru (Etkin Başvuru Hakkının İhlali Durumlarında)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Başvuru (Tüm İç Hukuk Yolları Tüketildikten Sonra)
ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU SÜRECİ
Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda şekil kuralları Oldukça önemlidir. Usulüne uygun yapılmayan başvurular, esasa girilmeden reddedilebilir. Şekil açısından dikkat edilmesi gereken bazı temel hususlar şunlardır:
BAŞVURU FORMU KULLANIMI
Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru yaparken resmi başvuru formunu doldurmak zorunludur. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'ne göre, başvuruların eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Başvuru formu, mahkemenin internet sitesinde yayımlanan resmi formata uygun olmalıdır.
Başvuruyu e-Devlet üzerinden veya elden ya da posta yoluyla yapabilirsiniz. Daha fazla bilgi için AYM'nin resmi web sitesini kontrol edebilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yaparken kullanılan resmî başvuru formuna aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
Belirmek gerekir ki; form eksiksiz doldurulmalı, ilgili belgeler ve mutlaka başvuruya eklenmelidir.
BAŞVURUNUN SÜRESİ İÇERİSİNDE YAPILMASI
Anayasa Mahkemesine bireysel başvurular, NİHAİ KARARIN TEBLİĞİNDEN( DİKKAT) İTİBAREN 30 GÜN İÇİNDE yapılmalıdır.
Nihai kararın tebliğinden ne anlamalıyız?
AYM nin son uygulamalarında, kararı öğrenme, görme olarak kabul edilmiş ve siz veya vekiliniz tarafından, uyap sistemi üzerinden karar açılmış veya görülmüş ise 30 günlük süreniz, bu tarihten başlamaktadır. Son uygulaması bu yöndedir, Ancak haklı bir mazeret varsa, süreyi kaçıran başvurucular mazeretlerini belgeleyerek ek süre talep edebilir.
GEREKÇELİ BAŞVURU YAPILMASI
Başvuruda hak ihlali iddiası açık ve somut şekilde anlatılmalı, hangi anayasal hakkın ihlal edildiği belirtilmelidir. İlgili yargı kararları, deliller ve belgeler başvuruya eklenmelidir.
İÇ HUKUK YOLLARININ TÜKETİLMESİ
AYM’ye başvurmadan önce tüm kanun yolları tükenmiş olmalıdır (Örneğin Yargıtay veya Danıştay’dan kesin karar alınmış olmalıdır.
HARÇ VE ÜCRETLER:
Anayasa Mahkemesine başvururken başvuru harcının ödendiğine dair makbuz başvuruya eklenmelidir.
Eğer şekil şartlarına uyulmazsa, AYM başvuruyu ilk aşamada reddedebilir. Bu yüzden eksiksiz ve doğru bir başvuru hazırlamak kritik önem taşır.
BAŞVURULARIN ÇOĞU HANGİ AŞAMADA REDDEDİLİYOR?
Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan bireysel başvuruların büyük çoğunluğu ilk inceleme aşamasında veya kabul edilebilirlik aşamasında reddedilmektedir. Reddedilme nedenleri genellikle şu aşamalarda ortaya çıkar:
ŞEKİL İNCELEMESİ AŞAMASINDA (ÖN İNCELEME) RET NEDENLERİ
Bu aşamada, başvurunun usule uygun olup olmadığı kontrol edilir. Reddedilme nedenleri şunlardır:
✅ Başvuru Süresinin Geçirilmesi
Yani 30 günlük başvuru süresine uyulmaması. (Sürenin başladığı günü yukarıda belirttik)
✅ İç Hukuk Yollarının Tüketilmemesi
Örneğin, Yargıtay veya Danıştay’dan kesin karar alınmadan başvuru yapılması.
✅ Eksik Belge Veya Bilgi Sunulması
Başvuru formunun eksik doldurulması, imza eksikliği, harç makbuzu eklenmemesi vb.
✅ Kimlik Veya Vekalet Eksikliği
Başvurucunun vekilinin yetki belgesi olmaması buna örnektir.
BU TÜR EKSİKLİKLER VARSA, AYM DOSYAYI HİÇ İNCELEMEDEN USULDEN REDDEDER.
KABUL EDİLEBİLİRLİK AŞAMASINDA RET NEDENLERİ
Bu aşamada, başvurunun Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmeye uygun olup olmadığı değerlendirilir. En sık rastlanan ret nedenleri şunlardır:
✅ Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Başvuru, temel hak ihlali iddiasını yeterince açık ve somut biçimde ortaya koymuyorsa reddedilir.
✅ Kişisel Ve Güncel Mağduriyetin Olmaması
Başvurucu doğrudan hak ihlaline uğramamışsa veya zarar devam etmiyorsa kabul edilmez.
✅ Açıkça Kabul Edilemezlik
Önemsiz veya ciddiyetsiz başvurular
Kamu düzenine aykırı başvurular
AYM’nin yetki alanına girmeyen konular (örneğin, mahkeme kararlarının delil takdirine ilişkin itirazlar)
BU AŞAMADA REDDEDİLEN BAŞVURULAR ESASTAN İNCELENMEZ VE SONUÇ OLARAK HAK İHLALİ OLUP OLMADIĞI DEĞERLENDİRİLMEZ.
ESAS İNCELEME AŞAMASI
Bu aşamaya ulaşabilen başvuruların sayısı oldukça azdır. Kabul edilen başvurular, hak ihlali olup olmadığı yönünden incelenir ve mahkeme karar verir. Ancak başvuruların büyük bir kısmı şekil incelemesi veya kabul edilebilirlik aşamasında elenmektedir.
Eğer belirli bir başvuru yapmayı düşünüyorsanız, usul hatalarından kaçınmak için başvuru formunu dikkatli doldurmanız ve iç hukuk yollarını tam olarak tükettiğinizden emin olmanız önemlidir
ANASAYA MAHKEMESİNE BAŞVURU ŞARTLARI
BAŞVURU HAKKI
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından ihlal edilen herkese tanınmıştır. (Özel ve Tüzel kişiler)
Tüzel kişiler, yalnızca gerçek kişilere tanınan hak ihlalleri nedeniyle AYM’ye başvuramaz Örneğin; Kişi Özgürlüğü Ve Güvenliği Hakkı,Yaşam Hakkı,İşkence Ve Kötü Muamele Yasağı,Seçme Ve Seçilme Hakkı, Eğitim Hakkı.
TÜKETİLMESİ GEREKEN YOLLAR
Bireysel başvuru yapmadan önce, ihlale ilişkin tüm idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir.
BAŞVURU SÜRESİ
Başvuru, nihai kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır.( Burada dikkat edilecek en önemli husus, kararın tebliğ edilmesi değil, sizin veya vekilinizin öğrenme anıdır. Vekiliniz veya siz, uyap sistemi üzerinden, kararı açıp, gördüğünüz günde öğrenmiş sayılırsınız ve 30 günlük süreniz, bu gün başlar)
BAŞVURU USULÜ
Başvurular, Anayasa Mahkemesi'nin internet sitesinde yer alan bireysel başvuru formu, elektronik ortamda veya yazılı olarak yapılabilir. Başvurunun kabul edilebilir bulunması için gerekli bilgi ve belgelerin eksiksiz sunulması önemlidir.
ETKİLİ BİR SONUÇ TALEP EDİLMESİ
Başvuruda ne talep edildiği açıkça belirtilmelidir. Örneğin:
✅ Hak ihlalinin tespiti
✅ Kararın kaldırılması ve yeniden yargılama
✅ Tazminat talebi
Yani “Hakkımı istiyorum” gibi belirsiz ifadeler yerine net ve hukuki talepler sunulmalıdır.
ÖZETLE
USUL ŞARTLARINA UYGUNLUK: Süreyi kaçırma, eksik belge bırakma gibi hatalardan kaçının.
TEMEL HAK İHLALİ İDDİASI: Hukuki hataları değil, Anayasa’da güvence altına alınmış hakların ihlalini öne sürün.
SOMUT VE GÜÇLÜ GEREKÇE: Olayları ayrıntılı şekilde açıklayın, mahkeme kararındaki ihlalleri net biçimde gösterin.
NET TALEPTE BULUNUN: Ne istediğinizi açıkça yazın (yeniden yargılama, tazminat vb.).
AYNI KONULARDA DAHA ÖNCE VERİLMİŞ AYM VE AHİM KARARLARI varsa, dilekçe ekinde bunları sunalım.
Eğer başvurunuz bu unsurları taşıyorsa, AYM’nin kabul etme ihtimali yüksektir.
ÖRNEK DİLEKÇE
T.C. ANAYASA MAHKEMESİ’NEBİREYSEL BAŞVURU DİLEKÇESİ
Başvurucunun:Adı-Soyadı: [Adınızı Giriniz]
T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik Numaranız]
Adres: [Adresinizi Giriniz]
Telefon: [Telefon Numaranız]
E-posta: [E-posta Adresiniz]
Vekili (Varsa):
Adı-Soyadı: [Vekilinizin Adı]
Baro Sicil No: [Baro Sicil No]
Adres: [Vekilin Adresi]
Karşı Taraf (İlgili Mahkeme veya Kurum):
[Karar veren mahkeme veya ilgili idari kurumun adı]
Başvuru Konusu:
Anayasa’nın [ilgili madde numarası] maddesi kapsamında güvence altına alınan [ihlale konu olan hakkın adı] hakkının ihlali nedeniyle hak ihlalinin tespit edilerek giderilmesi talebidir.
Olaylar:
(Olayları kronolojik ve net bir şekilde açıklayınız. Hangi mahkeme veya kurum ne zaman hangi kararı vermiştir? Başvuru süreci nasıl gelişmiştir?)
Örnek: Başvurucu, [ilgili mahkeme] tarafından verilen [karar numarası] sayılı kararla [tarih] tarihinde [kararın içeriği, örn. mahkumiyet, idari işlem vb.] hakkında karar verilmiştir.
Yargılama sürecinde şu ihlaller gerçekleşmiştir:
Savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Deliller usulüne uygun değerlendirilmemiştir.
Mahkeme tarafsız ve bağımsız bir değerlendirme yapmamıştır.
İç hukuk yolları tüketilmiştir:
[Mahkeme adı]'ne yapılan itiraz [tarih] tarihinde reddedilmiştir.
[Üst mahkeme] tarafından [tarih] tarihli karar ile başvuru kesinleşmiştir.
Hak İhlali Gerekçeleri:
(Anayasa’da güvence altına alınan haklar çerçevesinde ihlali detaylıca açıklayınız.)
Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen “adil yargılanma hakkı” ihlal edilmiştir.
Mahkeme sürecinde deliller eksik incelenmiş, tanık ifadeleri dikkate alınmamış, bağımsız ve tarafsız yargılama yapılmamıştır.
Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen “mülkiyet hakkı” ihlal edilmiştir.
Hukuka aykırı bir işlemle mülkiyet hakkım elimden alınmıştır.
Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen “ifade özgürlüğü” ihlal edilmiştir.
Yaptığım bir açıklama nedeniyle hukuka aykırı bir cezalandırmaya maruz kaldım.
İhlalin Giderilmesi İçin Talep:
(Bu bölümde net ve açık taleplerinizi belirtiniz.)
Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu kabul ederek hak ihlali olduğuna karar vermesi,
İlgili mahkeme kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması,
Maddi ve manevi zararların tazmini için [tazminat talebi varsa miktarı] TL tazminata hükmedilmesi,
Başvuru sürecinde doğan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi.
Saygılarımla arz ve talep ederim.
Başvurucu:[Adınız-Soyadınız][Tarih]
Ekler:
Başvuruya konu onaylı (veya barkodlu) mahkeme kararları ve bilirkişi raporları,
İç hukuk yollarının tüketildiğini gösteren belgeler, dava dilekçesi ve temyiz aşamalarındaki dilekçeler, tarih sıralamasına göre
T.C. Kimlik Kartı fotokopisi
Harç ödeme dekontu
Varsa, emsal AYM ve AHİM kararları, diğer ilgili belgeler
AVUKAT BAHADIR TABEL