top of page

Boş arama ile 1 sonuç bulundu

  • ANAYASA MAHKEMESİ'ne BİREYSEL BAŞVURU YAPARKEN - Avukat BAHADIR TABEL

    Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, temel hak ihlallerine karşı etkili bir başvuru yoludur. Bu başvuru yolu, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğiyle getirilmiş ve 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Ancak, usul ve süre şartlarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu rehberin, başvuru sürecinde başvuruculara, yardımcı olması amaçlanmaktadır. Avukat BAHADIR TABEL SIKÇA YAPILAN HATA:  Bilinmesi gerekir ki; ANAYASA MAHKEMESİ (AYM), MAHKEME KARARLARININ TEMYİZ MERCİİ DEĞİLDİR VE MAHKEMELERİN DELİL DEĞERLENDİRMESİ VEYA HUKUKİ YORUMLARINI YENİDEN İNCELEYEN BİR ÜST MAHKEME GİBİ ÇALIŞMAZ.  Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları yalnızca, KAMU GÜCÜ tarafından gerçekleştirilen hak ihlalleri için incelemektedir. Bu nedenle, özel kişiler arasındaki anlaşmazlıklar veya sıradan idari işlemler AYM’ye taşınamaz. ANAYASA MAHKEMESİ NE YAPAR ? AYM, yalnızca temel hak ve özgürlüklerin Anayasa’ya aykırı şekilde ihlal edilip edilmediğini  DENETLER. Hak ihlali tespit ederse, ihlalin nasıl giderileceğine ilişkin olarak, AŞAĞIDA BELİRTİLEN KARARLARI verebilir. (Başvuru dilekçenizde, aşağıda belirtilen kararlardan hangisinin verilmesini istediğinizi belirtiniz.) İhlalin Ve Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması AYM, ihlalin nasıl giderileceğini belirleyerek ilgili mahkemeden veya idari makamdan gerekli işlemleri yapmasını isteyebilir. Eğer ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa, ilgili kararın yeniden incelenmesine hükmedebilir. Yeniden Yargılama Kararı AYM, ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığını belirlerse, yeniden yargılama yapılması için dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Yeniden yargılama mümkün değilse, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak başka tedbirlerin alınmasına hükmedebilir. Tazminata Hükmetme  (Talebinizin dilekçede bulunması gerekir) AYM, ihlale uğrayan kişiye maddi ve/veya manevi tazminat ödenmesine karar verebilir. Eğer tazminat talep edilmemişse, AYM resen tazminata hükmetmez ancak başvurucu, tazminat davası açabilir. İdari ve Yasal Düzenlemelere İşaret Etme AYM, hak ihlalinin kaynağının yasa veya idari bir düzenleme olduğunu tespit ederse, ilgili kurumlara bu düzenlemelerin değiştirilmesi yönünde işaretlerde bulunabilir. Ancak AYM, yasaları doğrudan iptal edemez; bu yetki norm denetimi kapsamında mümkündür. Bu kararların uygulanması, Anayasa Mahkemesinin ilgili kurumlara ve mahkemelere göndereceği bildirimler doğrultusunda gerçekleşir. ANAYASA MAHKEMESİ NE YAPMAZ ? Yargıtay veya Danıştay gibi bir temyiz mercii değildir . Delil değerlendirmesi yapmaz , hukuki yorumları değiştirmez. "Mahkeme yanlış karar verdi" diye yapılan başvurular genellikle kabul edilmez , çünkü AYM yanlış kararları değil, temel hak ihlallerini  inceler.  MAHKEME KARARI OLMADAN ANAYASA MAHKEMESİ’NE BİREYSEL BAŞVURU YAPILABİLİR Mİ? ANAYASA MAHKEMESİNE DOĞRUDAN BAŞVURU YAPILABİLECEK DURUMLAR (İSTİSNAİ)  Aşağıdaki durumlarda mahkeme kararı olmadan AYM’ye başvuru yapılabilir: Seçimlerin Genel Yönetimi Ve Denetimi İle İlgili İtirazlar:  Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararlarına karşı doğrudan AYM’ye bireysel başvuru yapılamaz, ancak seçimle ilgili bazı düzenleyici işlemler  AYM’ye taşınabilir. Milletvekili Dokunulmazlığı Ve Üyelik Düşürme:  TBMM’nin milletvekilliği düşürme kararlarına karşı doğrudan AYM’ye iptal başvurusu yapılabilir. KHK Ve OHAL İşlemleri:  Olağanüstü hâl (OHAL) döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ve bazı idari işlemler doğrudan AYM’ye taşınabilir. HANGİ DURUMDA MAHKEME KARARLARI AYM’YE GÖTÜRÜLEBİLİR?  Bir mahkeme kararı , ANAYASA da güvence altına alınan TEMEL HAKLARI açıkça ihlal ediyorsa , bireysel başvuru yoluyla AYM’ye taşınabilir. Örneğin;  Adil Yargılanma Hakkı (AY 36) İhlali  → Mahkemelerin savunma hakkını kısıtlaması, usule aykırı yargılama yapması Mülkiyet Hakkı İhlali (AY 35)  → Hukuka aykırı kamulaştırma veya mal varlığına el konulması İfade Özgürlüğü İhlali (AY 26)  → Hukuka aykırı sansür veya ceza Eğer mahkeme kararı temel hakları ihlal etmiyorsa  ama sadece hukuki hata içeriyorsa, temyiz veya itiraz yolları kullanılmalıdır, AYM’ye bireysel başvuru yapılamaz. Özetle: AYM, yanlış kararları değil, Anayasa’ya aykırı hak ihlallerini denetler.  Başvurunun kabul edilebilmesi için TEMEL HAK İHLALİ GEREKÇESİYLE BAŞVURULMASI ŞARTTIR. İHLAL EDİLEBİLECEK HAKLAR VE HUKUKİ DAYANAKLARI Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru kapsamında değerlendirilen haklar Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) dayanır . AYM, özellikle şu hak ihlallerini inceler: HAK KATEGORİSİ ANAYASAL DAYANAĞI AİHS DAYANAĞI Yaşam Hakkı Anayasa Md. 17 Aihs Md. 2 İşkence Ve Kötü Muamele Yasağı Anayasa Md. 17 Aihs Md. 3 Kişi Hürriyeti Ve Güvenliği Anayasa Md. 19 Aihs Md. 5 Adil Yargılanma Hakkı Anayasa Md. 36 Aihs Md. 6 Özel Hayatın Ve Aile Hayatının Korunması Anayasa Md. 20 Aihs Md. 8 İfade Ve Basın Özgürlüğü Anayasa Md. 26-28 Aihs Md. 10 Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı Anayasa Md. 34 Aihs Md. 11 Mülkiyet Hakkı Anayasa Md. 35 Aihs Ek 1 No.Lu Protokol Md. 1 Düşünce, Din Ve Vicdan Özgürlüğü Hakkı Anayasa  Md.24-25 Ahis Md.9 Seçme Ve Seçilme Hakkı Anayasa Md. 67 Aihs Md. 3 (Ek 1 No.Lu Protokol) Eğitim Hakkı Anayasa Md. 42 Aihs Md. 2 (Ek 1 No.Lu Protokol) Çalışma Ve Kamu Görevine Girme Hakkı Anayasa Md. 49-70 Aihs Md. 6-8 Ayrımcılık Yasağı Anayasa Md. 10 Aihs Md. 14 Etkin Başvuru Hakkı Anayasa Md. 40 Aihs Md. 13 Bu hakların ihlal edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi, başvuruları değerlendirerek ihlal olup olmadığına karar verir . HAK İHLALLERİNİN İNCELENMESİ Başvuruya konu yapacağınız ihlal durumu, aşağıdaki durumlardan hangisi içinde yer almaktadır ? YAŞAM HAKKININ İHLALİ DURUMLARI  Yaşam hakkı, Anayasa’nın 17. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 2. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Devletin hem bireylerin yaşamını koruma yükümlülüğü hem de yaşam hakkını ihlal etmemesi gerekmektedir. Yaşam hakkı ihlalleri genel olarak şu başlıklarda incelenebilir:  Devletin Kasıtlı Müdahaleleri Yargısız İnfazlar (Güvenlik güçlerinin mahkeme kararı olmadan bir kişiyi öldürmesi) İşkence Veya Kötü Muamele Sonucu Ölüm Gözaltında Veya Cezaevinde Ölüm Vakaları (Resmi makamların ihmali veya doğrudan müdahalesi sonucu) Devletin İhmalinden Kaynaklanan İhlaller Polis Veya Askeri Güçlerin Orantısız Güç Kullanımı Sonucu Ölüm Cezaevlerinde Veya Gözaltında Sağlık Hizmetlerine Erişimin Engellenmesi Nedeniyle Ölüm Açıkça Bilinen Tehlikeler Karşısında Devletin Yeterli Önlem Almaması (Örneğin, kadın cinayetlerinde koruma tedbirlerinin alınmaması) Devletin İhmalinden Kaynaklanan İhlaller Devletin Hukuka Aykırı Askeri Operasyonları Sonucunda Sivil Ölümler Terör Örgütlerinin Veya Silahlı Grupların Gerçekleştirdiği Saldırılar Karşısında Devletin Bireyleri Koruyamaması Savaş Sırasında Sivillerin Hedef Alınması Veya Ayrım Gözetmeksizin Saldırılar Düzenlenmesi Sağlık Ve Çevresel Tehditlerden Kaynaklanan İhlaller Devletin Sağlık Hakkını İhmal Etmesi Nedeniyle Ölümler (Örneğin, yeterli sağlık hizmeti sunulmaması veya acil müdahalelerin gecikmesi) Çevresel Felaketler Veya İş Kazaları Karşısında Devletin İhmali (Örneğin, maden kazaları, sanayi tesislerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması) Devletin Gıda, Su Ve Barınma Gibi Temel Yaşamsal İhtiyaçları Sağlamaması Sonucu Ölümler  Kadın Cinayetleri Ve Aile İçi Şiddet Devletin Koruma Kararı Vermediği Veya Uygulamadığı Durumlar Kadınların Veya Çocukların Aile İçi Şiddetten Korunmaması Nedeniyle Yaşamlarını Kaybetmesi İstanbul Sözleşmesi Gibi Uluslararası Düzenlemelerin Uygulanmaması Sonucu Ölümler Mülteci Ve Göçmenlere Yönelik Yaşam Hakkı İhlalleri Sınır Dışı Edilen Kişilerin Yaşamlarını Tehdit Eden Ülkelere Gönderilmesi Mültecilere Yönelik Orantısız Güç Kullanımı Veya Kötü Muamele Sonucu Ölümler Göçmenlerin Tehlikeli Bölgelerde Kaderlerine Terk Edilmesi (Örneğin, Denizde Boğulmaları) Bu ihlaller, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru  veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru  konusu olabilir. Devlet, hem doğrudan yaşam hakkını ihlal etmemek hem de bireyleri korumak için gerekli tedbirleri almak zorundadır. İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE YASAĞI  İHLALİ DURUMLARI  İşkence ve Kötü Muamele Yasağı, Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesi ile güvence altına alınmıştır.  Bu madde, mutlak bir yasaktır ve hiçbir durumda ihlal edilemez. İşkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele gibi farklı derecelerde kötü muamele türleri bulunmaktadır. İşte bu hakkın ihlal edilme biçimleri şu şekildedir;  Fiziksel İşkence Ve Kötü Muamele Dayak, Tekme, Yumruk Veya Copla Darp Edilme Elektrik Şoku, Yanık Veya Kesici Aletle Zarar Verme Bağlama, Askıya Alma Veya Hareket Kabiliyetini Uzun Süre Kısıtlama Aşırı Sıcak Veya Soğuk Ortamda Uzun Süre Bekletme Gözaltında Veya Cezaevinde Yiyecek, Su Veya Temel İhtiyaçlardan Mahrum Bırakma Psikolojik İşkence Ve Kötü Muamele Tehdit Etme (Ölüm, Tecavüz, Ailesine Zarar Verme Tehdidi Gibi) Zorla İtiraf Veya İfade Alma Amacıyla Korkutma Uzun Süre Tek Başına Hücrede Tutma (İzolasyon) Aşırı Gürültü, Parlak Işık Veya Uykusuz Bırakma Gibi Duyusal İşkenceler Yakınlarını Veya Sevdiklerini İşkenceye Maruz Bırakma Tehdidi Cinsel İşkence Ve Taciz Zorla Çıplak Bırakma Veya Teşhir Etme Tecavüz Veya Cinsel Saldırı Cinsel Organlara Zarar Verme Veya Tehdit Etme Cinsel Yönelim Veya Cinsiyet Kimliği Temelinde Aşağılayıcı Davranışlar Cezaevlerinde Ve Gözaltında Kötü Muamele Keyfi Ve Aşırı Güç Kullanımı (örneğin, copla vurma veya kelepçeyi gereğinden sıkı bağlama) Cezaevlerinde İnsan Onuruna Aykırı Yaşam Koşulları (Hijyenik Olmayan Ortam, Aşırı Kalabalık Koğuşlar, Sağlık Hizmetine Erişimin Engellenmesi) Mahkumlara Veya Gözaltındaki Kişilere Tıbbi Yardımın Kasıtlı Olarak Geciktirilmesi Veya Verilmemesi Hapishane Görevlileri Tarafından Keyfi Cezalandırma Veya Kötü Muamele Kolluk Kuvvetlerinin Orantısız Güç Kullanımı Barışçıl Protestolarda Güvenlik Güçlerinin Aşırı Güç Kullanımı (Orantısız Biber Gazı, Cop Veya Plastik Mermi Kullanımı) Gözaltına Alma Sırasında Gereksiz Sert Müdahaleler Orantısız Polis Şiddeti Nedeniyle Yaralanmalar Veya Ölümler Göçmenler, Mülteciler Ve Hassas Gruplara Yönelik İşkence Ve Kötü Muamele Sınır Dışı Edilen Kişilerin Kötü Muameleye Uğrayacağı Ülkelere Gönderilmesi Mültecilerin Kötü Muameleye Uğradığı Kamplarda Tutulması Çocuk, Engelli, Yaşlı Veya Ruhsal Hastalığı Olan Bireylere Uygulanan Sert Muameleler Kadınlara Ve Çocuklara Yönelik Kötü Muamele Aile İçi Şiddetin Veya Kadına Yönelik Şiddetin Cezalandırılmaması Devletin Çocuk İstismarını Önleyememesi Veya Etkili Soruşturma Yapmaması Zorla Evlilik, Namus Cinayetleri Veya Kadın Sünneti Gibi Uygulamalara Göz Yumulması İşkence ve kötü muamele mutlak bir yasaktır ve hiçbir durumda haklı gösterilemez.  Eğer bir kişi bu tür muamelelere maruz kalmışsa,  Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru  yapabilir veya  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurabilir.  İşkenceye ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi bile başlı başına bir hak ihlalidir. KİŞİ HÜRRİYETİ VE GÜVENLİĞİ İHLALİ DURUMLARI Kişi hürriyeti ve güvenliği, Anayasa’nın 19. maddesi  ile güvence altına alınmış temel haklardandır. Bu hak, bireyin keyfi olarak özgürlüğünden yoksun bırakılmasını önler ve özgürlüğüne getirilecek sınırlamaların hukuka uygun olmasını gerektirir. Aşağıdaki durumlar, kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlali anlamına gelir;  Keyfi Gözaltı Ve Tutuklama Hukuka Aykırı Şekilde Gözaltına Alma Gözaltı Süresinin Kanunda Belirtilen Süreyi Aşması Tutuklamanın Makul ve Hukuki Sebepler Olmadan Yapılması Tutuklamanın Orantısız Olması (Örneğin; Adli Kontrol  yeterliyken tutuklama uygulanması) Haber Verilmeksizin Alıkonulma Gözaltına Alınan Kişinin Ailesine Veya Avukatına Haber Verilmemesi Gözaltı Süresince Avukata Erişim Hakkının Engellenmesi Haksız Veya Usulsüz Mahkumiyet Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edilmesi Kanuni Delil Olmadan Veya Hukuka Aykırı Delillerle Mahkumiyet Kararı Verilmesi Suçsuz Olduğu Halde Uzun Süre Cezaevinde Tutulma Zorla Kaybetme Veya Hukuka Aykırı Alıkoyma Kişinin Yetkili Makamlarca Kayda Geçirilmeden Gözaltına Alınması Gözaltında Kaybolması Veya Öldürülmesi Zorla Çalışma Ve Kölelik Kişinin Rızası Dışında Çalışmaya Zorlanması İnsan Ticareti Ve Modern Kölelik Uygulamaları Psikiyatrik Zorunlu Tedavi Veya Kurumlara Hukuka Aykırı Yerleştirme Akıl hastalığı veya başka bir sağlık gerekçesiyle kişinin rızası dışında, hukuka aykırı şekilde hastaneye veya bir kuruma kapatılması Ev Hapsi Veya Seyahat Özgürlüğünün Engellenmesi Hukuksuz şekilde seyahat kısıtlaması getirilmesi Keyfi olarak ev hapsi uygulanması ADİL YARGILANMA HAKKINI İHLAL EDEN DURUMLAR  Mahkemeye Erişim Hakkının Engellenmesi Mahkemeye Başvurma Hakkının Tamamen Veya Fiilen İmkansız Hale Getirilmesi Mahkeme Harçlarının Aşırı Yüksek Olması Nedeniyle Dava Açamamak Hukuki Yardıma Erişimin Kısıtlanması (Örneğin, Maddi İmkansızlık Nedeniyle Avukat Tutamayan Bir Kişinin Avukat Desteği Alamaması) Bağımsız Ve Tarafsız Mahkeme İlkesi İhlali Hakimin Tarafsız Olmaması Veya Davayla İlgili Ön Yargıya Sahip Olması Mahkemelerin Siyasi, İdari Veya Ekonomik Baskı Altında Olması Hakimin Davaya Taraf Olan Biriyle Doğrudan Veya Dolaylı İlişkisinin Bulunması Makul Sürede Yargılanma Hakkı İhlali  Davaların Gereksiz Yere Uzun Sürmesi (Örneğin, Yıllarca Süren Davalar) Mahkemelerin Kasıtlı Olarak Yargılamayı Geciktirmesi Kararın Verilmesi İçin Makul Olmayan Sürelerin Geçmesi Silahların Eşitliği İlkesi İhlali  Taraflardan Birine Mahkemede Daha Fazla Hak Veya Avantaj Tanınması Savunma Tarafının Delillere Erişiminin Kısıtlanması Savcılığın Veya Karşı Tarafın, Sanığın Aleyhine Olan Kanıtları Mahkemeye Sunarken, Lehte Olanları Saklaması Çekişmeli Yargılama İlkesinin İhlali Taraflardan Birine Mahkemeye Sunulan Deliller Hakkında Yeterli Bilgi Verilmemesi Taraflardan Birinin Mahkemede İddialarını Sunmasına Veya Karşı Tarafın Delillerine İtiraz Etmesine İzin Verilmemesi Savunma Hakkının Kısıtlanması Sanığın Avukat Tutmasına Veya Avukat Yardımından Yararlanmasına Engel Olunması Savunma İçin Gerekli Belgelerin Sanık Veya Avukatıyla Paylaşılmaması Yetersiz Tercüman Desteği Nedeniyle Kişinin Kendisini Mahkemede İfade Edememesi Gerekçeli Karar Hakkının İhlali Mahkemelerin Kararlarını Yeterince Açıklamaması Kararların Keyfi Veya Çelişkili Olması Kararın Dayandığı Hukuki Ve Maddi Gerekçelerin Belirtilmemesi Masumiyet Karinesinin İhlali Yargılama Sürecinde Sanığın Suçlu Gibi Muamele Görmesi Kamu Otoritelerinin Yargılama Süreci Devam Ederken Sanığın Suçlu Olduğunu İma Eden Açıklamalar Yapması Sanığın Mahkemeye Kelepçeli Veya Mahkum Kıyafetiyle Getirilmesi (Tarafsızlığı Zedeleyebilir) Hukuka Aykırı Delillerin Kullanılması İşkence veya kötü muamele yoluyla elde edilen ifadelerin delil olarak kullanılması Hukuka aykırı yollarla elde edilen gizli kayıtların mahkemeye sunulması Hukuka uygun delillerin sanık aleyhine çarpıtılarak sunulması Kanun Önünde Eşitlik İlkesinin İhlali Aynı durumda olan kişilere farklı yargı kararlarının uygulanması Mahkemelerin belirli gruplara karşı ön yargılı davranması (örneğin, ırk, dil, din veya siyasi görüş nedeniyle ayrımcılık yapması) Bu tür ihlaller Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru  veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) şikayet  konusu olabilir. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini düşünen bireyler, iç hukuk yollarını tükettikten sonra başvuruda bulunabilirler. ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ VE AİLE HAYATININ KORUNMASI HAKKI NI İHLAL EDEN DURUMLAR Özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı , Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 20. maddesi  ile güvence altına alınmış temel haklardan biridir. Aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi  de bu hakkı koruma altına almaktadır. Hukuka Aykırı Kişisel Veri Toplama Ve Kullanma Kişinin İzni Olmadan Kişisel Bilgilerinin Toplanması, Saklanması Veya Paylaşılması Veri Güvenliğinin Sağlanmaması Nedeniyle Kişisel Bilgilerin Kötüye Kullanılması Resmî Veya Özel Kuruluşların Kişisel Verileri Rıza Olmadan İşlemesi (Örneğin, Sağlık Verilerinin Üçüncü Kişilerle Paylaşılması) Haberleşme Özgürlüğünün İhlali Telefon, E-Posta Veya Diğer İletişim Araçlarının İzinsiz Dinlenmesi, Kaydedilmesi Veya Engellenmesi Devlet Veya Özel Kuruluşların Kişisel Yazışmalara Veya Konuşmalara Yetkisiz Erişim Sağlaması Yargı Kararı Olmadan Bireylerin İletişim Bilgilerinin İzlenmesi Veya Paylaşılması Özel Hayata Müdahale Kişinin Rızası Olmadan Evine Veya Özel Alanına İzinsiz Girilmesi Özel Hayatla İlgili Görüntü Veya Ses Kayıtlarının Gizlice Alınması Ve Yayılması Kişinin Özel Yaşamına Dair Bilgilerin, Basın Veya Sosyal Medya Aracılığıyla İzinsiz Olarak Kamuoyuna Duyurulması Aile Hayatına Müdahale Aile Üyeleri Arasındaki İletişimin Engellenmesi Veya Keyfi Kısıtlamalar Getirilmesi Çocuklarla Anne Veya Baba Arasındaki İlişkinin Haksız Yere Sınırlandırılması Zorla Kısırlaştırma Veya Doğum Kontrol Uygulamaları Gibi Devlet Müdahaleleri Biyometrik Ve Genetik Verilerin İzinsiz Kullanımı Parmak İzi, Yüz Tanıma, Retina Taraması Gibi Biyometrik Verilerin İzinsiz Alınması Ve Kullanılması Kişinin Genetik Verilerinin Rızası Olmadan Saklanması Veya Paylaşılması İnternette Mahremiyetin İhlali Kişinin İnternetteki Kişisel Bilgilerinin Rızası Olmadan Yayımlanması (Adres, Kimlik Numarası Vb.) Sosyal Medya Platformlarında Kişisel Verilerin İzinsiz İşlenmesi Ve Satılması Kişinin İnternet Üzerindeki Faaliyetlerinin Devlet Veya Özel Şirketler Tarafından İzlenmesi Ve Profillenmesi Zorla Arama Veya Fiziksel Müdahaleler Hukuka aykırı üst aramaları veya vücut muayeneleri Polis veya güvenlik görevlilerinin keyfi şekilde kişisel eşyalara el koyması veya karıştırması Kişinin özel eşyalarının veya belgelerinin mahkeme kararı olmadan incelenm İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ DURUMLARI Bu haklar,  Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. ve 28. maddeleri  ile korunmaktadır. Aynı zamanda,  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesi  ve  Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19. maddesi  tarafından da güvence altına alınmıştır. Sansür Ve Yayın Yasakları Devlet Veya Özel Kuruluşlar Tarafından Haberlerin Veya Bilgilerin Yayılmasının Engellenmesi Medya Kuruluşlarının Keyfi Gerekçelerle Kapatılması Veya Lisanslarının İptal Edilmesi İnternete Ve Sosyal Medyaya Müdahale Sosyal Medya Platformlarına Veya Haber Sitelerine Erişim Engeli Getirilmesi Bireylerin Sosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle Cezalandırılması Gazetecilere Ve Medya Kuruluşlarına Baskı Gazetecilerin Tehdit Edilmesi, Tutuklanması Veya Mahkemeye Çıkarılması Muhalif Medya Kuruluşlarının Ekonomik Veya Hukuki Yollarla Baskı Altına Alınması Bilgiye Erişim Engelleri Kamuoyunun Devletle İlgili Önemli Bilgilere Ulaşmasının Zorlaştırılması Kamu Kurumlarının, Vatandaşların Bilgi Edinme Taleplerini Keyfi Olarak Reddetmesi İfade Özgürlüğüne Yönelik Ceza Ve Soruşturmalar Kişilerin Görüşlerini Açıkladıkları İçin Cezalandırılması Veya Yargılanması Gazetecilere Veya Akademisyenlere Açtıkları Konular Nedeniyle Soruşturma Açılması Her temel hak gibi, ifade ve basın özgürlüğü de sınırsız değildir. Ancak bu kısıtlamalar  hukuka uygun, demokratik toplumun gereklerine uygun ve ölçülü olmalıdır . Meşru kısıtlama nedenleri şunlardır;  Başka Bireylerin Onur Ve Haklarının Korunması  (Örneğin, Hakaret Ve İftira Yasaları) Kamu Düzeninin Veya Ulusal Güvenliğin Sağlanması Hukuka Aykırı Nefret Söylemleri Ve Şiddet Çağrılarının Önlenmesi Ancak,  bu kısıtlamaların keyfi şekilde uygulanması ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelir    TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ DÜZENLEME HAKKI İHLAL DURUMLARI Toplantı ve gösteri yapma hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34. maddesi  , İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 11. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Bu maddeye göre herkes, silahsız ve saldırısız olmak kaydıyla , önceden izin almadan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Ancak bu hak, kanunla ve demokratik toplum gereklerine uygun olarak  bazı durumlarda sınırlandırılabilir.   Bu hak, bireylerin barışçıl şekilde toplanma, protesto yapma ve düşüncelerini açıklama özgürlüğünü kapsar. Ancak, bazı durumlarda bu hak ihlal edilebilir. İşte en yaygın ihlal türleri: Keyfi Yasaklama Ve İzin Engelleri Barışçıl Gösterilerin Tamamen Yasaklanması (Valilik Veya Kaymakamlık Tarafından Süresiz Veya Uzun Süreli Yasaklar) İzin Gerekmeyen Toplantılar İçin Haksız Yere İzin Talep Edilmesi Keyfi Ve Orantısız Güvenlik Gerekçeleriyle Gösterilerin Engellenmesi Gösteri Yapılabilecek Alanların Keyfi Olarak Kısıtlanması Veya Belirli Gruplara İzin Verilmemesi Orantısız Güç Kullanımı Ve Polis Müdahaleleri Barışçıl Gösterilere Biber Gazı, Plastik Mermi, TOMA Veya Copla Orantısız Müdahale Göstericilerin Gözaltına Alınması, Kötü Muameleye Maruz Bırakılması Gösteri Sırasında Veya Sonrasında Aşırı Güç Kullanımı Nedeniyle Yaralanmalar Veya Ölümler Polis Veya Güvenlik Güçlerinin Provokatif Davranışlarla Gösteriyi Şiddete Sürüklemesi Göstericilere Yönelik Hukuki Ve İdari Baskılar Gösteriye Katılan Kişilere Haksız Cezalar Veya Para Cezaları Uygulanması Gösterilere Katılan Kamu Çalışanlarının Disiplin Cezaları Veya İşten Çıkarma İle Tehdit Edilmesi Gösteri Düzenleyenlere Haksız Yere Terör Veya Kamu Düzenini Bozma Suçlamalarının Yöneltilmesi Polisin Veya İdarenin, Göstericileri Fişlemesi Veya Kişisel Verilerini Hukuksuz Şekilde İşlemesi Medya Ve İfade Özgürlüğüne Müdahaleler Gösteriler Hakkında Haber Yapan Gazetecilere Yönelik Polis Müdahalesi Veya Gözaltılar Gösterilerle İlgili Sosyal Medya Paylaşımlarına Soruşturma Açılması Basının Gösteri Alanına Girmesinin Veya Görüntü Almasının Engellenmesi Karşıt Gruplara Eşit Muamele Edilmemesi Bazı Grupların Gösterilerine İzin Verilirken, Bazı Grupların Gösterilerinin Engellenmesi İktidar Yanlısı Gösterilere Polis Koruması Sağlanırken, Muhalif Grupların Gösterilerine Müdahale Edilmesi Bu tür ihlaller, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru  veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru  konusu olabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, demokratik bir toplumun temel unsurlarından biridir ve yalnızca kamu güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden durumlarda sınırlandırılabilir.    MÜLKİYET HAKKININ İHLALİ  DURUMLARI Mülkiyet hakkı, Anayasa’nın 35. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) Ek 1 No’lu Protokol  ile güvence altına alınmıştır. Ancak bazı durumlar bu hakkın ihlali anlamına gelir. İşte yaygın mülkiyet hakkı ihlalleri;  Kamulaştırma Ve El Koyma Kamulaştırma Bedelinin Düşük Olması Veya Hiç Ödenmemesi Kamu Yararı Gözetilmeden Yapılan Kamulaştırmalar Geçici El Koymaların Kalıcı Hale Getirilmesi Kamulaştırılan Taşınmazın Özel Kişi Veya Şirketlere Devredilmesi Mülkiyetin Keyfi Olarak Kısıtlanması İmar Değişiklikleriyle Taşınmazın Değerinin Düşürülmesi Tapu İptali Veya Haksız El Atma (Fiili İşgal) Uzun Süren Tapu Veya Kadastro İşlemleri Nedeniyle Mülkiyetin Belirsiz Kalması Vergilendirme Ve Aşırı Mali Yükümlülükler Aşırı Yüksek Vergiler Yoluyla Mülkiyetin Fiilen Kullanılamaz Hale Getirilmesi Mülk Sahiplerine Ağır Para Cezaları Getirilmesi  Kira Ve Kullanım Haklarıyla İlgili İhlaller Devletin Özel Mülkiyet Üzerinde Kiracı Lehine Aşırı Düzenlemeler Yapması Mülkün Sahibi Tarafından Kullanılamaz Hale Getirilmesi (Örneğin, Tahliye Edilemeyen Kiracılar) Hukuka Aykırı Müdahaleler Mülkün Polis, Askeri Veya Diğer Kamu Güçleri Tarafından Haksız İşgali Hukuka Aykırı Olarak Mülkiyet Hakkının Mahkeme Kararı Olmadan Sınırlandırılması Bu tür ihlaller Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru  veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru  konusu olabilir. Özellikle kamulaştırma bedelinin eksik ödenmesi, tapu iptali ve kamu otoritelerinin keyfi uygulamaları  sık karşılaşılan mülkiyet hakkı ihlallerindendir. SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ İHLAL EDEN DURUMLAR Seçme ve seçilme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 67. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1 No’lu Protokolü’nün 3. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, vatandaşların demokratik seçimlere katılma, oy kullanma ve aday olma özgürlüğünü kapsar. SEÇME HAKKI İHLALLERİ (OY KULLANMA HAKKININ ENGELLENMESİ) Oy Kullanmanın Keyfi Veya Haksız Şekilde Engellenmesi Seçim Günü Sandığa Gitmek İsteyen Vatandaşların Baskı Veya Tehdit Altında Bırakılması Fiziksel Engellilerin Oy Kullanmasını Kolaylaştıracak Düzenlemelerin Yapılmaması Oy Kullanma Yerlerinin Uzak Veya Erişilemez Bölgelerde Belirlenmesi Seçmen Listelerinde Usulsüzlük Haksız Şekilde Bazı Seçmenlerin Listeden Çıkarılması Hayatta Olmayan Veya O Bölgede İkamet Etmeyen Kişilerin Seçmen Listesine Eklenmesi Oy Gizliliğinin İhlali Oy Verme İşlemi Sırasında Kişilerin Gizliliğinin İhlal Edilmesi Veya Bir Grubun Baskısı Altında Oy Kullanmaya Zorlanması Açık Oy Kullanmaya Zorlamak Veya Belirli Bir Adaya Oy Vermeye Yönlendirme Girişimleri Oy Verme Sürecinde Usulsüzlükler Oy Pusulalarının Kaybolması Veya Değiştirilmesi Seçim Sandıklarının Güvenliğinin Sağlanmaması Mükerrer Oy Kullanımı (Bir Kişinin Birden Fazla Oy Kullanması) SEÇİLME HAKKI İHLALLERİ (ADAY OLMA HAKKININ ENGELLENMESİ) Keyfi Veya Siyasi Nedenlerle Adaylıkların Reddedilmesi Adaylık için hukuki engeli bulunmayan kişilerin haksız yere aday olamaması Siyasi baskılar nedeniyle aday başvurularının engellenmesi Seçim Sürecinde Adaletsiz Rekabet Belirli Adaylara Veya Partilere Devletin Resmi Kaynaklarının Haksız Şekilde Tahsis Edilmesi Muhalif Adayların Seçim Kampanyalarının Hukuksuz Şekilde Engellenmesi Devletin Resmî Kanallarında Veya Medya Kuruluşlarında Tarafsızlığın İhlal Edilmesi (Örneğin, Bazı Adaylara Geniş Yer Verilirken Diğerlerinin Görmezden Gelinmesi) Seçilen Kişilerin Haksız Yere Görevden Alınması Demokratik Yollarla Seçilmiş Belediye Başkanlarının Veya Milletvekillerinin Hukuka Aykırı Şekilde Görevden Uzaklaştırılması Seçimle Kazanılmış Görevlere Kayyum Atanması Ve Seçmenin İradesinin Yok Sayılması Seçilmiş Kişilerin Görev Süreleri Dolmadan Keyfi Şekilde Yetkilerinin Kısıtlanması Veya Görevden Alınması Seçim Sonuçlarına Müdahale Ve Hileli Uygulamalar Oy Sayımında Usulsüzlükler Geçerli Oyların Geçersiz Sayılması Veya Tersi Oy Çuvallarının Taşınması Sırasında Güvenliğin Sağlanmaması Sayım Sürecinin Şeffaf Olmaması, Müşahitlerin Sürece Dahil Edilmemesi Seçim Sonuçlarının Değiştirilmesi Veya İptali Hukuka Aykırı Şekilde Seçimin İptal Edilmesi Veya Tekrar Edilmesi Seçim Sonuçlarının Siyasi Baskılarla Değiştirilmesi EĞİTİM HAKKINI İHLAL EDEN DURUMLAR Eğitim hakkı , Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 1 No’lu Protokolü’nün 2. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, bireylerin eğitim alma, eğitimde fırsat eşitliği ve devletin eğitimi ücretsiz ve erişilebilir hale getirme yükümlülüğünü kapsar. Ancak bazı durumlarda bu hak ihlal edilebilmektedir. İşte en yaygın ihlal türleri: Eğitime Erişim Engelleri Eğitimin Ücretsiz Olmasına Rağmen, Maddi Engeller Nedeniyle Erişilememesi  Okul Masraflarının Yüksek Olması (Kayıt Ücreti, Kırtasiye, Servis, Yemek Vb.) Eğitim Materyallerinin (Kitap, Bilgisayar, İnternet) Ücretsiz Sağlanmaması Okul Altyapısının Yetersiz Olması  Eğitime Elverişli Bina, Sınıf, Laboratuvar, Kütüphane, Spor Salonu Vb. Eksiklikleri İziksel Engelli Öğrenciler İçin Erişilebilirlik Düzenlemelerinin Yapılmaması Kırsal Veya Dezavantajlı Bölgelerde Eğitim Olanaklarının Kısıtlı Olması  Ulaşım Sorunu Nedeniyle Öğrencilerin Okula Gidememesi Öğretmen Eksikliği Veya Okul Yetersizliği  Zorunlu Eğitimin Engellenmesi Çocukların Zorla Çalıştırılması Veya Erken Yaşta Evlendirilmesi Nedeniyle Eğitime Devam Edememesi Ailelerin Ekonomik Veya Kültürel Nedenlerle Çocuklarını Okula Göndermemesi Öğrencilerin Keyfi Veya Haksız Nedenlerle Okuldan Uzaklaştırılması Ayrımcılık Ve Eşitsizlikler Cinsiyet, Etnik Köken, Dil, Din Veya Engellilik Nedeniyle Ayrımcılık  Kız Çocuklarının Eğitime Erişiminin Engellenmesi Anadili Farklı Olan Öğrencilerin Yeterli Eğitim Desteği Alamaması Engelli Öğrenciler İçin Yeterli Eğitim İmkanlarının Sağlanmaması Okullarda Şiddet, Zorbalık Veya Taciz Nedeniyle Eğitim Hakkının İhlal Edilmesi  Fiziksel Veya Psikolojik Zorbalık Nedeniyle Öğrencinin Okuldan Ayrılmak Zorunda Kalması Öğrencilerin Güvenliğinin Sağlanamaması Akademik Özgürlüğün Ve Üniversite Eğitiminin Engellenmesi Öğrencilerin Siyasi Görüşleri Veya Düşünceleri Nedeniyle Eğitim Hakkından Mahrum Bırakılması Üniversitelerde Akademik Özgürlüğün İhlal Edilmesi  Bilimsel Araştırmaların Veya Akademik Çalışmaların Baskı Altında Yapılması Akademisyenlerin Veya Öğrencilerin Düşünceleri Nedeniyle Cezalandırılması Eğitim Kalitesinin Düşürülmesi Eğitimde Müfredatın İdeolojik Veya Bilimsel Olmayan Unsurlar İçermesi Öğretmen Yetersizliği Veya Nitelikli Eğitim Kadrosunun Eksikliği Öğrencilerin Yeterli Rehberlik Ve Psikolojik Destek Alamaması ÇALIŞMA VE KAMU GÖREVİNE GİRME HAKKI İHLALİ DURUMLARI Çalışma hakkı ve kamu görevine girme hakkı , Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 70. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 1 No’lu Protokolü’nün 1. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, bireylerin adil ve eşit koşullarda çalışma, meslek edinme ve kamu görevine girme hakkını içerir. Ancak, bazı durumlarda bu haklar ihlal edilebilmektedir. İşte en yaygın ihlal türleri: Çalışma Hakkının Engellenmesi Keyfi Veya Hukuksuz İşten Çıkarma  İş Güvencesi Olan Çalışanların Haksız Gerekçelerle İşten Çıkarılması Sendika Üyeliği Veya Siyasi Görüş Nedeniyle İşine Son Verilmesi İş Bulmada Ayrımcılık  Cinsiyet, Etnik Köken, Din, Dil Veya Engellilik Nedeniyle İşe Alınmama Hamilelik, Yaş Veya Medeni Durum Gibi Nedenlerle İstihdamda Ayrımcılığa Uğrama Sendikal Hakların Engellenmesi  İşçilerin Sendikaya Üye Olmalarının Veya Toplu Sözleşme Yapmalarının Yasaklanması Veya Engellenmesi Sendikal Faaliyetler Nedeniyle Çalışanlara Baskı Uygulanması Kötü Çalışma Koşulları Ve İş Güvenliğinin İhlali  İşyerlerinde Sağlık Ve Güvenlik Önlemlerinin Yetersiz Olması Uzun Çalışma Saatleri Ve Düşük Ücretler Gibi İnsani Olmayan Çalışma Koşulları Zorla Veya Angarya Çalıştırma  Kişilerin İradesi Dışında Zorla Çalıştırılması Çocuk İşçiliğinin Teşvik Edilmesi Veya Denetlenmemesi Kamu Görevine Girme Hakkının Engellenmesi Liyakat İlkesine Aykırı Atamalar Ve İşe Alımlarda Torpil  Kamuya Personel Alımında Objektif Kriterlerin Göz Ardı Edilmesi Siyasi Bağlantılar Veya Kişisel İlişkiler Nedeniyle İşe Alım Yapılması Siyasi Veya İdeolojik Nedenlerle Kamu Görevine Alınmama  Kamuya Girişte Belirli Görüş Veya İnançlara Sahip Kişilere Haksız Engeller Konulması Geçmişteki Sosyal Medya Paylaşımları Veya Siyasi Duruş Nedeniyle İşe Alım Sürecinde Olumsuz Değerlendirilme Güvenlik Soruşturması Ve Arşiv Araştırmasının Keyfi Şekilde Kullanılması  Objektif Kriterlere Dayanmayan, Hukuka Aykırı Güvenlik Soruşturmaları Nedeniyle Kamu Görevine Alınmama Kamu Görevinden Haksız Yere İhraç Edilme Veya Uzaklaştırılma  Keyfi Gerekçelerle Memurların Görevden Alınması Hukuka Aykırı KHK Uygulamalarıyla Toplu İhraçlar Çalışanların Haklarına Yönelik İhlaller Mobbing (Psikolojik Taciz)  Çalışanların İşyerinde Sürekli Olarak Baskı, Aşağılanma Veya Kötü Muameleye Maruz Kalması Haksız Yere Düşük Performans Değerlendirmeleri Yapılması Kadın Çalışanlara Yönelik Ayrımcılık  Hamile Veya Doğum İzninde Olan Kadınların İşten Çıkarılması Veya Terfi Ettirilmemesi Kadın Çalışanların Erkeklerle Eşit İşe Eşit Ücret Alamaması  Engelli Bireylerin Çalışma Hakkının İhlali  Engelli Çalışanlar İçin Gerekli Düzenlemelerin Yapılmaması Engellilere Yönelik Kota Uygulamalarının İhmal Edilmesi AYRIMCILIK YASAĞI HAKKININ İHLALİ DURUMLARI Ayrımcılık Yasağı , Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Ayrıca, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 2. maddesi  de ayrımcılığı yasaklayan uluslararası bir norm olarak kabul edilir. Ayrımcılık yasağı, bireylerin cinsiyet, dil, din, ırk, etnik köken, mezhep, engellilik, yaş, siyasi görüş, sosyal statü veya benzeri herhangi bir sebeple  haksız şekilde farklı muameleye tabi tutulmamasını garanti eder. Ancak, bazı durumlarda bu hak ihlal edilebilmektedir. Kamu Ve Özel Sektörde Ayrımcılık Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının İhlali  Etnik Veya Dini Kimliği Nedeniyle Kamu Hizmetlerinden Eşit Şekilde Faydalanamama Kadınların Belirli Meslek Gruplarında Yer Almalarının Engellenmesi İşe Alımda, Terfi Ve Maaşlarda Ayrımcılık  Cinsiyet, Yaş, Engellilik, Etnik Köken Veya Siyasi Görüş Nedeniyle İşe Alınmama Aynı İşi Yapan Çalışanlar Arasında Maaş Farkı Olması (Örneğin, Kadın Ve Erkek Çalışanlar Arasında) Kamu Görevine Girme Hakkının Ayrımcı Şekilde Engellenmesi  Siyasi Görüş, Dini İnanç Veya Mezhep Nedeniyle Kamu Görevine Alınmama Eğitimde Ayrımcılık Öğrencilerin Cinsiyet, Etnik Köken Veya Dini İnanç Nedeniyle Ayrımcılığa Uğraması  Kız Çocuklarının Eğitim Hakkının Engellenmesi Farklı Etnik Gruplardan Veya Azınlıklardan Gelen Öğrencilerin Eğitimde Dezavantajlı Hale Getirilmesi Engelli Bireylere Yeterli Eğitim İmkanlarının Sunulmaması Sağlık Hizmetlerine Erişimde Ayrımcılık Hastanelerde Ve Sağlık Hizmetlerinde Ayrımcı Uygulamalar  Etnik Köken, Cinsiyet Veya Sosyal Statü Nedeniyle Farklı Muamele Görme Engelli Bireylerin Sağlık Hizmetlerine Erişimde Yaşadığı Zorluklar Adalet Ve Hukuki Süreçlerde Ayrımcılık Hukuki Süreçlerde Eşit Muamele Görmeme  Farklı Etnik Köken, Dini İnanç Veya Sosyal Statüye Sahip Kişilere Karşı Taraflı Yargılama Kadınların Veya Belirli Grupların Mahkemelerde Haklarını Yeterince Savunamaması Günlük Hayatta Ayrımcılık Toplumsal Yaşamda Dışlanma Veya Ayrımcı Uygulamalar  Kıyafet, Dil Veya İnanç Nedeniyle Toplum İçinde Ayrımcılığa Uğrama Özel Sektör Veya Hizmet Sağlayıcılarının (Bankalar, Kiralık Evler, Restoranlar Vb.) Belirli Gruplara Hizmet Vermemesi ETKİN BAŞVURU HAKKINI İHLAL EDEN DURUMLAR Etkin başvuru hakkı , Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, bireylerin hak ihlallerine karşı bağımsız ve etkili bir yargı veya idari makama başvurabilmesini ve bu başvurunun makul bir süre içinde sonuçlandırılmasını  garanti eder. Ancak bazı durumlarda, bireylerin şikayetlerini iletebileceği etkili bir merci bulunmamakta veya başvurular sonuçsuz kalmaktadır. İşte etkin başvuru hakkının ihlal edildiği yaygın durumlar: Başvuruların Keyfi Olarak Reddedilmesi Veya İşleme Konulmaması Mahkemelerin Veya İdari Makamların, Bireylerin Şikayet Ve Davalarını Herhangi Bir Gerekçe Sunmadan İncelememesi Kamu Kurumlarına Yapılan Dilekçelerin Veya Başvuruların Cevaplandırılmaması Kolluk Kuvvetleri Veya İdari Makamların, Ciddi Hak İhlallerine Rağmen Soruşturma Başlatmaması Hukuki Süreçlerin Aşırı Uzaması Mahkemelerin Makul Süre İçinde Karar Vermemesi İdari Veya Yargısal Başvuruların Yıllarca Sonuçlanmaması Gerekçesiz Şekilde Davaların Ertelenmesi Veya Sürüncemede Bırakılması Mahkeme Kararlarının Uygulanmaması Mahkemelerden Çıkan Kesinleşmiş Kararların İdare Veya İlgili Kurumlar Tarafından Uygulanmaması Bireyin Lehine Çıkan Yargı Kararlarının Fiilen Yerine Getirilmemesi Tarafsız ve Bağımsız Bir Merciye Ulaşamama Yargının Veya İdari Mekanizmaların Tarafsız Ve Bağımsız Olmaması Mahkemelerin Siyasi Baskı Veya Dış Müdahaleler Nedeniyle Objektif Karar Verememesi Etkin Soruşturma Yürütülmemesi Kolluk Kuvvetleri Veya Savcılık Tarafından İnsan Hakları İhlallerine İlişkin Etkili Bir Soruşturma Yürütülmemesi İşkence, Kötü Muamele Veya İfade Özgürlüğü İhlalleri Gibi Ciddi Durumların Üstünün Örtülmesi Veya Cezasız Kalması Bireylerin Hukuki Yardıma Erişiminin Engellenmesi Maddi Durumu Yetersiz Olan Bireylerin Avukata Erişiminin Zorlaştırılması Savunma Hakkının Kısıtlanması (Örneğin, Avukatsız İfade Alınması) Avukatların Davaları Takip Etmesine Engel Olunması DÜŞÜNCE, DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İHLAL EDEN DURUMLAR Düşünce, din ve vicdan özgürlüğü , Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 24. maddesi  ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi  ile güvence altına alınmıştır. Bu özgürlük, herkesin bir inanca sahip olma, inancını açıklama veya açıklamama, değiştirme ve inancına uygun şekilde yaşama hakkını kapsar. İşte düşünce, din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiği yaygın durumlar: Düşüncelerinden Dolayı Baskıya Maruz Kalma Bireylerin Siyasi, Felsefi Veya İdeolojik Görüşleri Nedeniyle Cezalandırılması Veya Ayrımcılığa Uğraması Devlet Veya Özel Kurumların, Kişileri Belirli Bir Düşünceye Sahip Olmaya Zorlaması İnanç Veya İnançsızlık Üzerinde Baskı Kurulması Bir Kişiye Zorla Dini Bir Kimlik Dayatılması Veya Dini İnançlarını Değiştirmeye Zorlanması Devletin Veya Toplumun Belirli Bir Dini İnancı Benimsemeyi Teşvik Etmesi Veya Dayatması Ateist, Agnostik Veya Farklı İnanç Gruplarına Yönelik Ayrımcılık Yapılması İbadet ve Dini Uygulamaların Engellenmesi Kişinin İbadet Etmesinin Yasaklanması Veya Keyfi Kısıtlanması Dini Bayram Ve İbadet Günlerinde, Kişinin İnancına Uygun Şekilde Hareket Etmesine İzin Verilmemesi Dini Kıyafetlerin Yasaklanması Veya Zorla Belirli Kıyafetlerin Dayatılması Din Eğitimi ve Zorunlu Dersler Üzerinde Baskı Kişinin İstemediği Halde Zorla Belirli Bir Dinin Eğitimine Tabi Tutulması İnanç Sahibi Olmayan Bireylerin Zorunlu Din Derslerine Katılmaya Mecbur Bırakılması Devletin Tek Bir Dini Öğretiyi Benimsemesi Ve Diğer İnançlara Yönelik Ayrımcı Eğitim Politikaları Uygulaması Vicdani Ret Hakkının Tanınmaması Zorunlu Askerlik Hizmetini Reddeden Kişilere Hukuki Veya Cezai Yaptırımlar Uygulanması Kişinin Dini Veya Vicdani Sebeplerle Belirli Meslekleri (Örneğin, Askerlik, Polislik) Yapmayı Reddetmesine Rağmen, Alternatif Hizmet Seçeneklerinin Sunulmaması Devletin Dini Konularda Tarafsız Davranmaması Devletin Belirli Bir Dini Görüşü Desteklemesi Veya Bir Dini İnancı Zorunlu Kılması Dini İnançlara Veya İnançsızlığa Karşı Kamu Otoriteleri Tarafından Ayrımcı Politikalar Uygulanması   HAK İHLALİ DURUMUNDA KİŞİNİN BAŞVURABİLECEĞİ YOLLAR İlgili İdari Makamlara Ve Kamu Denetçiliği Kurumuna Şikayet Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru (Etkin Başvuru Hakkının İhlali Durumlarında) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Başvuru (Tüm İç Hukuk Yolları Tüketildikten Sonra) ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU SÜRECİ Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda şekil kuralları  Oldukça önemlidir. Usulüne uygun yapılmayan başvurular, esasa girilmeden reddedilebilir. Şekil açısından dikkat edilmesi gereken bazı temel hususlar şunlardır: BAŞVURU FORMU KULLANIMI Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru yaparken resmi başvuru formunu doldurmak zorunludur . Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'ne göre, başvuruların eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Başvuru formu, mahkemenin internet sitesinde  yayımlanan resmi formata uygun olmalıdır. Başvuruyu e-Devlet üzerinden  veya elden ya da posta yoluyla  yapabilirsiniz. Daha fazla bilgi için AYM'nin resmi web sitesini kontrol edebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yaparken kullanılan resmî başvuru formuna  aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://www.anayasa.gov.tr/tr/bireysel-basvuru/bireysel-basvuru-elektronik-formu/ Belirmek gerekir ki; form eksiksiz doldurulmalı, ilgili belgeler ve mutlaka başvuruya eklenmelidir. BAŞVURUNUN SÜRESİ İÇERİSİNDE YAPILMASI  Anayasa Mahkemesine bireysel başvurular, NİHAİ KARARIN TEBLİĞİNDEN( DİKKAT) İTİBAREN 30 GÜN İÇİNDE  yapılmalıdır. Nihai kararın tebliğinden ne anlamalıyız?   AYM nin son uygulamalarında, kararı öğrenme, görme olarak kabul edilmiş ve siz veya vekiliniz tarafından, uyap sistemi üzerinden karar açılmış veya görülmüş ise  30 günlük süreniz, bu tarihten başlamaktadır. Son uygulaması bu yöndedir,  Ancak  haklı bir mazeret varsa, süreyi kaçıran başvurucular mazeretlerini belgeleyerek ek süre talep edebilir. GEREKÇELİ BAŞVURU YAPILMASI  Başvuruda hak ihlali iddiası açık ve somut şekilde anlatılmalı, hangi anayasal hakkın ihlal edildiği belirtilmelidir.  İlgili yargı kararları, deliller ve belgeler  başvuruya eklenmelidir. İÇ HUKUK YOLLARININ TÜKETİLMESİ AYM’ye başvurmadan önce tüm kanun yolları tükenmiş olmalıdır  (Örneğin Yargıtay veya Danıştay’dan kesin karar alınmış olmalıdır.  HARÇ VE ÜCRETLER: Anayasa Mahkemesine başvururken başvuru harcının ödendiğine dair makbuz başvuruya  eklenmelidir. Eğer şekil şartlarına uyulmazsa, AYM başvuruyu ilk aşamada  reddedebilir. Bu yüzden eksiksiz ve doğru bir başvuru hazırlamak kritik önem taşır.  BAŞVURULARIN ÇOĞU HANGİ AŞAMADA REDDEDİLİYOR? Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan bireysel başvuruların büyük çoğunluğu ilk inceleme aşamasında veya kabul edilebilirlik aşamasında reddedilmektedir. Reddedilme nedenleri genellikle şu aşamalarda ortaya çıkar:  ŞEKİL İNCELEMESİ AŞAMASINDA (ÖN İNCELEME) RET NEDENLERİ Bu aşamada, başvurunun usule uygun olup olmadığı kontrol edilir. Reddedilme nedenleri şunlardır: ✅  Başvuru Süresinin Geçirilmesi   Yani 30 günlük başvuru süresine uyulmaması. (Sürenin başladığı günü yukarıda belirttik) ✅  İç Hukuk Yollarının Tüketilmemesi   Örneğin, Yargıtay veya Danıştay’dan kesin karar alınmadan başvuru yapılması.  ✅  Eksik Belge Veya Bilgi Sunulması   Başvuru formunun eksik doldurulması, imza eksikliği, harç makbuzu eklenmemesi vb. ✅  Kimlik Veya Vekalet Eksikliği   Başvurucunun vekilinin yetki belgesi olmaması buna örnektir.  BU TÜR EKSİKLİKLER VARSA, AYM DOSYAYI HİÇ İNCELEMEDEN USULDEN REDDEDER.  KABUL EDİLEBİLİRLİK AŞAMASINDA RET NEDENLERİ Bu aşamada, başvurunun Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmeye uygun olup olmadığı değerlendirilir. En sık rastlanan ret nedenleri şunlardır: ✅  Açıkça Dayanaktan Yoksunluk Başvuru, temel hak ihlali iddiasını yeterince açık ve somut biçimde ortaya koymuyorsa reddedilir. ✅  Kişisel Ve Güncel Mağduriyetin Olmaması   Başvurucu doğrudan hak ihlaline uğramamışsa veya zarar devam etmiyorsa kabul edilmez. ✅ Açıkça Kabul Edilemezlik Önemsiz veya ciddiyetsiz başvurular Kamu düzenine aykırı başvurular AYM’nin yetki alanına girmeyen konular (örneğin, mahkeme kararlarının delil takdirine ilişkin itirazlar) BU AŞAMADA REDDEDİLEN BAŞVURULAR ESASTAN İNCELENMEZ VE SONUÇ OLARAK HAK İHLALİ OLUP OLMADIĞI DEĞERLENDİRİLMEZ. ESAS İNCELEME AŞAMASI Bu aşamaya ulaşabilen başvuruların sayısı oldukça azdır. Kabul edilen başvurular, hak ihlali olup olmadığı yönünden incelenir ve mahkeme karar verir. Ancak başvuruların büyük bir kısmı şekil incelemesi veya kabul edilebilirlik aşamasında  elenmektedir. Eğer belirli bir başvuru yapmayı düşünüyorsanız, usul hatalarından kaçınmak için başvuru formunu dikkatli doldurmanız ve iç hukuk yollarını tam olarak tükettiğinizden emin olmanız  önemlidir ANASAYA MAHKEMESİNE BAŞVURU ŞARTLARI BAŞVURU HAKKI  Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından ihlal edilen herkese tanınmıştır. (Özel ve Tüzel kişiler)  Tüzel kişiler , yalnızca gerçek kişilere tanınan hak ihlalleri nedeniyle  AYM’ye başvuramaz Örneğin; Kişi Özgürlüğü Ve Güvenliği Hakkı,Yaşam Hakkı , İşkence Ve Kötü Muamele Yasağı , Seçme Ve Seçilme Hakkı , Eğitim Hakkı.  TÜKETİLMESİ GEREKEN YOLLAR Bireysel başvuru yapmadan önce, ihlale ilişkin tüm idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir. BAŞVURU SÜRESİ Başvuru, nihai kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır .( Burada dikkat edilecek en önemli husus, kararın tebliğ edilmesi değil, sizin veya vekilinizin öğrenme anıdır. Vekiliniz veya siz, uyap sistemi üzerinden, kararı açıp,  gördüğünüz günde öğrenmiş sayılırsınız ve 30 günlük süreniz, bu gün başlar) BAŞVURU USULÜ Başvurular, Anayasa Mahkemesi'nin internet sitesinde yer alan bireysel başvuru formu, elektronik ortamda veya yazılı olarak yapılabilir. Başvurunun kabul edilebilir bulunması için gerekli bilgi ve belgelerin eksiksiz sunulması önemlidir. ETKİLİ BİR SONUÇ TALEP EDİLMESİ Başvuruda ne talep edildiği  açıkça belirtilmelidir. Örneğin: ✅  Hak ihlalinin tespiti ✅  Kararın kaldırılması ve yeniden yargılama ✅ Tazminat talebi Yani “Hakkımı istiyorum” gibi belirsiz ifadeler yerine net ve hukuki talepler  sunulmalıdır. ÖZETLE USUL ŞARTLARINA UYGUNLUK:  Süreyi kaçırma, eksik belge bırakma gibi hatalardan kaçının. TEMEL HAK İHLALİ İDDİASI:  Hukuki hataları değil, Anayasa’da güvence altına alınmış hakların ihlalini  öne sürün. SOMUT VE GÜÇLÜ GEREKÇE:  Olayları ayrıntılı şekilde açıklayın, mahkeme kararındaki ihlalleri net biçimde gösterin. NET TALEPTE BULUNUN:  Ne istediğinizi açıkça yazın (yeniden yargılama, tazminat vb.). AYNI KONULARDA DAHA ÖNCE VERİLMİŞ AYM VE AHİM KARARLARI varsa, dilekçe ekinde bunları sunalım. Eğer başvurunuz bu unsurları taşıyorsa, AYM’nin kabul etme ihtimali yüksektir.  ÖRNEK DİLEKÇE T.C. ANAYASA MAHKEMESİ’NEBİREYSEL BAŞVURU DİLEKÇESİ Başvurucunun: Adı-Soyadı: [Adınızı Giriniz] T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik Numaranız] Adres: [Adresinizi Giriniz] Telefon: [Telefon Numaranız] E-posta: [E-posta Adresiniz] Vekili (Varsa): Adı-Soyadı: [Vekilinizin Adı] Baro Sicil No: [Baro Sicil No] Adres: [Vekilin Adresi] Karşı Taraf (İlgili Mahkeme veya Kurum): [Karar veren mahkeme veya ilgili idari kurumun adı] Başvuru Konusu: Anayasa’nın [ilgili madde numarası] maddesi kapsamında güvence altına alınan [ihlale konu olan hakkın adı]  hakkının ihlali nedeniyle hak ihlalinin tespit edilerek giderilmesi talebidir. Olaylar: (Olayları kronolojik ve net bir şekilde açıklayınız. Hangi mahkeme veya kurum ne zaman hangi kararı vermiştir? Başvuru süreci nasıl gelişmiştir?) Örnek: Başvurucu, [ilgili mahkeme]  tarafından verilen [karar numarası]  sayılı kararla [tarih]  tarihinde [kararın içeriği, örn. mahkumiyet, idari işlem vb.]  hakkında karar verilmiştir. Yargılama sürecinde şu ihlaller gerçekleşmiştir: Savunma hakkı kısıtlanmıştır. Deliller usulüne uygun değerlendirilmemiştir. Mahkeme tarafsız ve bağımsız bir değerlendirme yapmamıştır. İç hukuk yolları tüketilmiştir: [Mahkeme adı] 'ne yapılan itiraz [tarih]  tarihinde reddedilmiştir. [Üst mahkeme]  tarafından [tarih]  tarihli karar ile başvuru kesinleşmiştir. Hak İhlali Gerekçeleri: (Anayasa’da güvence altına alınan haklar çerçevesinde ihlali detaylıca açıklayınız .) Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen “adil yargılanma hakkı” ihlal edilmiştir. Mahkeme sürecinde deliller eksik incelenmiş, tanık ifadeleri dikkate alınmamış, bağımsız ve tarafsız yargılama yapılmamıştır. Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen “mülkiyet hakkı” ihlal edilmiştir. Hukuka aykırı bir işlemle mülkiyet hakkım elimden alınmıştır. Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen “ifade özgürlüğü” ihlal edilmiştir. Yaptığım bir açıklama nedeniyle hukuka aykırı bir cezalandırmaya maruz kaldım. İhlalin Giderilmesi İçin Talep: (Bu bölümde net ve açık taleplerinizi belirtiniz .) Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu kabul ederek hak ihlali olduğuna karar vermesi, İlgili mahkeme kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması, Maddi ve manevi zararların tazmini için [tazminat talebi varsa miktarı] TL tazminata hükmedilmesi, Başvuru sürecinde doğan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi. Saygılarımla arz ve talep ederim. Başvurucu:[Adınız-Soyadınız][Tarih] Ekler: Başvuruya konu onaylı (veya barkodlu)  mahkeme kararları ve bilirkişi raporları,  İç hukuk yollarının tüketildiğini gösteren belgeler, dava dilekçesi ve temyiz aşamalarındaki dilekçeler, tarih sıralamasına göre T.C. Kimlik Kartı fotokopisi Harç ödeme dekontu Varsa, emsal AYM ve AHİM kararları, diğer ilgili belgeler AVUKAT BAHADIR TABEL

bottom of page